Kızılcık nedir, Kızılcık ne demek

Kızılcık; bir bitki bilimi terimidir.

Yerel Türkçe anlamı:

Kırmızı renkli, nohut iriliğinde tek çekirdekli dikenli bir meyve, yaban elması: Kızılcık üze- rine elma aşıladım.

Harmanlarda süpürge olarak kullanılan kızıl gövdeli, sarı çiçekli, bodur boylu bir ot.

Nar çiçeğine benzer çiçekleri olan bir ot.

Çok yağmur yağması nedeniyle olan ve başakların büyümesini engelleyen hastalık.

Bir çeşit çiçek hastalığı.

Yeşil parlak yapraklı, toprak üzerine yayılan, sarmaşıkgillerden bir bitki.

Kızamık hastalığı.

Kırlarda ve nadas bırakılan tarlalarda yetişen bir çeşit zehirli ot.

Ekşi kiraz.

Osmanlıca Kızılcık ne demek? Kızılcık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kızılcık

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Sakarya ilinde, Karasu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Artvin şehrinde, Ardanuç ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Düzce şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli kenti, Akpazar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Isparta kenti, Gönen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya kenti, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

 

Kızılcık hakkında bilgiler

Kızılcık ya da ergen, (Cornus mas), kızılcıkgiller (Cornaceae) familyasından bir ağaç türü.

En fazla 5–8 m boy yapar. Yapraklar koyu yeşil, her iki yüzü tüylü, damarlar paralel, damarlar boyunca tüylüdür. Şubat-Mart ayında açan sarı renkli küçük Çiçekleri vardır, meyveleri kırmızı renkli, eliptik şekillidir. Kızılcık ağacı kuru, balçıklı topraklarda yetişir, çoğalması tohumlar yardımıyla gerçekleşir.

Kızılcık meyvelerinin tadı ekşi olup, taze ya da kurutulmuş olarak tüketildiği gibi, tarhana, hoşaf, reçel ve marmelat yapımında da kullanılmaktadır.

Odunu lifli olup çok esnek ve dayanıklıdır, yoğunluğu fazla olduğundan suda batar. Baston ve sopa yapımında kullanılır. Kabuğundan boya, yapraklarından tanen elde edilir. Bahçe ve parklarda süs bitkisi olarak da yetiştirilir.

Kızılcık ile ilgili Cümleler

  • Buzdolabında kızılcık suyu var.
  • O ördeğe eşlik edecek bir kızılcık sosu yaptı.
  • Kızılcık sevmiyorum.

Kızılcık kısaca anlamı, tanımı:

Kızıl : Bu renkte olan. Komünist. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Parlak kırmızı renk. Aşırı derecede olan.

Yaprak : Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka.

 

Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi.

Ağaç : Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

Kırmızı : Bu renkte olan. Al, kızıl renk.

Reçel : Meyvelerin şekerle kaynatılmasıyla hazırlanan tatlı.

Kızılcık reçeli : Kızılcık meyvesinden şeker katılarak yapılmış olan ve genellikle ishale iyi gelen reçel.

Kızılcık şerbeti : Kızılcık meyvesinden yapılmış olan bir şerbet türü.

Kızılcık şurubu : Kızılcık özü ile hazırlanan içecek.

Kızılcık tarhanası : Kızılcık suyu ile yoğrularak yapılmış olan tarhana.

Kan kusup kızılcık şerbeti içtim demek : Çok eziyet çektiği hâlde durumunu iyi göstermek.

Gövdeli : İri yapılı.

Olgun : Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.). Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil.

Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.

Şerbet : Bazı maddelerin suda eritilmişi. Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek. Belli törenlerde konuklara sunulan şekerli içecek. Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılmış olan içecek.

Buruk : Burulmuş olan. Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve). Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse).

Yemiş : Meyve. İncir.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile. Karı, eş.

Kızılcık ağacı : (botanik)

Kızılcık çorbası : Kızılcık tarhanasından yapılan çorba.

Kızılcık süzmek : Güçlük çekmek: Fitil gibi sarhoş, susturuncaya kadar kızılcık süzdüm.

Kızılcıkdere : Kırıkkale şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kızılcıkgiller : İki çeneklilerden, çoğu iri gövdeli, yaklaşık on cinste toplanan yüz kadar türü olan bir bitki familyası. Yaprakları karşılıklı ya da almaşlı, çanak ve taç yaprakları 4-5'li ya da bazen taç yaprakları olmayan, ovaryum alt durumlu, genellikle eriksi tip meyveleri olan, ülkemizde bir cins ve iki türle temsil edilen, ağaç, çalı ya da yarı çalımsı bitkiler. (botanik)

Kızılcıklı : Sakarya ilinde, Kazımpaşa bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kızılcıkorman : Sakarya şehri, Akyazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Kızılcıktan düşmek : Erginleşmek.

Diğer dillerde Kızılcık anlamı nedir?

İngilizce'de Kızılcık ne demek? : n. cranberry

Fransızca'da Kızılcık : cornouille [la]

Almanca'da Kızılcık : n. Kornelle, Kornellkirsche

Rusça'da Kızılcık : n. кизил (M)