Kızılelma nedir, Kızılelma ne demek

Kızılelma; bir tarih terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

Tarih'teki anlamı:

Osmanlılarca Roma ve Viyana kentleri için kullanılan simgesel bir ad. Biri Eski Roma İmparatorluğunun, öteki de Kutsal Roma-Germen İmparatorluğunun başkenti olan bu kentleri ele geçirmek dünya egemenliği anlamına gelecekti. Kızılelma adının verilmesi ise eskiden Ayasofya önünde bulunan Jüstinyen heykelinde, imparatorun dünya egemenliği simgesi olarak avucunda tuttuğu yuvarlağın elmaya benzetilmesinden dolayıdır.

Kızılelma isminin anlamı, Kızılelma ne demek:

Erkek ismi olarak; Yeryüzündeki Türklerin birleşip kuracakları ideal ülke veya bütün Türklerin bir araya geleceği ülküsü.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Sivas ilinde, Ortakent nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Tokat ili, Almus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çanakkale kenti, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bartın şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Giresun şehri, Yağlıdere ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

Kızılelma hakkında bilgiler

Kızıl Elma, Türk mitolojisinde Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşlerdir. Türk devletleri için bir hedefin ve amacın simgesidir.

Kelimenin tam olarak ne zaman, nerede ve nasıl geçtiği bilinmemekle birlikte tarihi akış içerisinde hep ilerlemenin bir sembolü olmuştur. İstanbul'un Fethi'nden sonra, Kızıl Elma'nın, Roma'da bulunan San Pietro Bazilikası'nin mihrabındaki altın top olduğu ileri sürülmüştür.

Elma, Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde kutlu bir meyvedir. Alma, Olma, Ulma, Ulmo olarak da söylenir. Moğolcası Alıma (Alımah)’dır. Meyvelerin anası ve atası olarak kabul edilir. Ağacının çiçekleri pembe veya beyaz açar. Çekirdekli türlü renklerde meyvası olan bir ağaçtır. Kadınla erkeğin birbirine duyduğu tensel sevginin simgesidir. Aksakallı kocanın elinden aldığı elmanın kabuğunu yiyen kısır kadın ikiz doğurur. Kızılelma için ordulara kıtalar aşmıştır. Masallarda hep büyülü elmalar vardır. Gizemli bahçelerden hep o çalınmış, üzerine türküler yakılmış, yavuklunun yanağı ona benzetilmiştir. Yunan mitolojisinde Altın Elma için kadınlar birbirlerine düşman olmuşlardır. (Azeri dilinde Qızıl (Kızıl) sözcüğü doğrudan "Altın" anlamına gelir. Ve bu bağlamdan eski adı Alma Ata’dır ve elmanın dünyaya buradan yayıldığına inanılır. Adem ile Havva’nın cennette yedikleri yasak meyvenın elma olduğu, yasağın ise aslında cinselliği içerdiği, bu nedenle de elmanın cinselliği sembolize ettiği iddia edilir. Yeryüzünde neredeyse her coğrafyada yetişmesi bir simgeye dönüştürmüştür ve pek çok uygarlıkta elma ile ilgili söylence ve masallara rastlanır.

 

Kızıl Elma, Türkler tarafından değişik şekillerde tasvir edilmiş olup bazen bir belde, bazen bir taht, bazen de dünya hakimiyetini temsil eden som altından yapılma kızıl renkli bir küre olmuştur. Bazen fethedilmesi gereken illeri ifade eder, çoğu kez ise bütün Türklerin, tek bayrak altında toplandığı devletin simgesidir.

Kızılelma anlamı, tanımı:

Taraf : Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.

Yeryüzü : Dünya. Yer kabuğu.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Ülkü : İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke, mefkûre, ideal, vizyon. Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal. Gerçekte olmayıp yalnız düşüncede tasarım biçiminde var olan, yalnızca düşünce ile kavranabilen şey, ideal.

Kızıl : Aşırı derecede olan. Komünist. Parlak kırmızı renk. Bu renkte olan. Altın. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık.

Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.

Şehir : Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, site.

Sembolik : Simgesel.

Büyük : Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Niceliği çok olan. Önemli. Büyük abdest. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Üstün niteliği olan.

İmparatorluk : Kendi topraklarında oturan çeşitli milletleri egemenliği altında toplayan devlet biçimi. İmparator olma durumu, ilhanlık.

Kurmay : Kurmaylık yetkisi ve niteliği olan (subay). Harp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay, erkânıharp.

Amaç : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon. Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef.

Elma : Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi. Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus).