Kaburcak nedir, Kaburcak ne demek

Kaburcak; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tahıl kabuğu.

Gelinlik giysisi ile birlikte hazırlanan, içine dikiş ve tuvalet eşyası konulan kutu.

Buğdayı örten kabuk.

Tiyatro'daki anlamı:

Türkistan'da kukla oyununa verilen ad. (bk. kolkorçak).

Teknik terim anlamı:

Türkistan'da kukla oyununa verilen ad.

Koku kutusu, küçük mis kutusu, kutu.

Kaburcak kısaca anlamı, tanımı

Kabur : Çatlak, yarık yerleri tutturmak için konulan teneke ya da gön parçası

Tahıl kabuğu : Tahıl kapçığı.

Kukla oyunu : Yapma bebeklerin alttan el sokularak veya başka yollarla hareketlendirilerek oynatıldığı gösteri.

Kolkorçak : Türkistan'da bulunan el kuklası.(bk. kaburcak.).

Gelinlik : Gelin olma durumu. Gelinin giysisi. Gelin için hazırlanmış. Gelin giysisi yapmaya uygun (kumaş). Gelin olma çağına gelmiş (kız).

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Tuvalet : İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Sidik ya da dışkı. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.

Buğday : Buğdaygillerin örnek bitkisi (Triticum). Bu bitkinin başaktan ayrılıp öğütülmesiyle elde edilen tanesi.

 

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Tuval : Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir veya pamuklu kaba kumaş. Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo.

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

İçine : İçin edatı.

Örten : Orman, çayır ve benzerleri geniş yerleri saran yangın.

Kukla : Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri. Bu bebeklerle oynatılan oyun. Ayakları olmayan, alttan içine el sokularak oynatılan çeşitli nesnelerden yapılmış bebek. Başkasının etkisinde olan, onun isteklerine göre davranan (kimse).

Buğda : Buğday. Eski türkçe buğday: bk. ayrıca kıriyh.

Türki : Türkle ilgili. Türkçe.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Dikiş : Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.

 

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Diğer dillerde Kabullendirme anlamı nedir?

İngilizce'de Kabullendirme ne demek ? : fostering