Kaburga kemeri nedir, Kaburga kemeri ne demek

Kaburga kemeri; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yalancı kaburgaların kıkırdaklarının birbirine eklenmek suretiyle oluşturdukları kemer, arkus kostalis.

Kaburga kemeri anlamı, kısaca tanımı

Kabur : Çatlak, yarık yerleri tutturmak için konulan teneke ya da gön parçası

Kaburga : Eğe kemiklerinin oluşturduğu kafes. Gemilerde dış kaplamanın dayandığı iskelet. Eğe.

Keme : Büyük sıçan. Domalan.

Kemer : Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

Yalancı kaburgalar : Son gerçek kaburganın kıkırdağı aracılığıyla dolaylı olarak sternuma bağlanan kaburgalar, kosta supuria.

 

Suretiyle : Yoluyla, biçimiyle.

Kostalis : Kaburgaya ait, kaburgayla ilgili olan.

Eklenmek : Ekleme işi yapılmak. Ekle tamamlanmak.

Kıkırdak : Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu. Kakırdık. Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Yalancı : Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.

Eklenme : Eklenmek işi.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Kosta : Kaburga, damar veya benzeri yapılar. Böceklerin kanatlarının ön kenarına paralel uzanan büyük boyuna damar. 3,Ctenophora'da yüzmeye yarayan kısmı. 4.Trichomonatidae'de dalgalı zarın kaidesindeki yapı. Böceklerin kanatlarının ön kenarına paralel uzanan büyük boyuna damar. Ctenophora’ da yüzmeye yarayan kısım. Kaburga. Kimi kamçılı protozoonlarda (Trichomonadlarda), tekrarlayan kamçı ve dalgalı zarın altında bulunan hücre yüzeyi boyunca bir kinetozomdan çıkan belirgin çizgili çubuk.

Suret : Görünüş, biçim. Yüz, çehre. Resim, fotoğraf. Yazı ya da resim kopyası, nüsha. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Biçim, yol, tarz.

Arkus : Yay, kemer, kavis.

Yalan : Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.

Diğer dillerde Kaburga kemeri anlamı nedir?

İngilizce'de Kaburga kemeri ne demek ? : arcus costalis