Kakodilat tamponu nedir, Kakodilat tamponu ne demek

Kakodilat tamponu; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Biyolojik örneklerin elektron mikroskobuna hazırlanması sırasında, tespit çözeltilerinin hazırlanmasında kullanılan dimetilarsinik asit içeren tampon.

Kakodilat tamponu tanımı, anlamı

Kako : Erkek kardeş. Akılsız

Kakodil : Formülü As2(CH3)4, k.n. 170 °C olan,. kükürt ve klor ile doğrudan reaksiyon veren, türevleri kavuçuk endüstrisinde kullanılan ,zehirli, renksiz bir sıvı.

Tampon : Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.

Elektron mikroskobu : Normal ışık yerine bir elektron demeti ile çalışan ve bir milyon kez net büyütebilen özel mikroskop.

Hazırlanma : Hazırlanmak işi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Biyolojik : Biyoloji ile ilgili, dirim bilimsel.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Biyoloji : Bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı, dirim bilimi.

 

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Tespit : Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirme, yerinden oynamaz duruma getirme, saptama. Sabitleme. Belirleme. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde gösterme.

İçere : İçeri.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Tespi : Yaylalarda yetişen bir ya da iki metre boyunda, boz yapraklı, fındıktan büyük meyvesi olan ve çekirdeğinin içindeki ak madde sabun gibi kullanılabilen bir çeşit çalı. Büyük bakır sahan.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

İçer : Oda, oturma odası.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

 

Diğer dillerde Kakodilat tamponu anlamı nedir?

İngilizce'de Kakodilat tamponu ne demek ? : cacodylate buffer