Katarlamak nedir, Katarlamak ne demek

  • Katar durumuna getirmek, arka arkaya dizmek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kovmak, kovalamak.

Katarlamak kısaca anlamı, tanımı

Kata : İyi gelişmemiş hayvan yavrusu. Besili, şişman, yuvarlak (hayvan için). “Aşağı” veya “alt” belirten bir ön ek. Küçük geviş getirenlerin vebası

Katar : Tren. Bir arada giden veya uçan hayvan dizisi. Taşıt dizisi.

Katarlama : Katarlamak işi.

Arka arkaya : Birbirinin arkasından, peş peşe, art arda.

Kovalamak : Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

Arka arka : Geri geri.

Kovalama : Kovalamak işi.

Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

Getirme : Getirmek işi.

Kovmak : Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.

Dizmek : Bazı nesneleri iplik, tel vb.ne geçirmek. Yan yana veya üst üste sıralamak. Harfleri yan yana getirerek yazı düzenlemek. Düzenlemek, hazırlamak.

 

Kovma : Kovmak işi.

Dizme : Dizmek işi.

Arkay : Yükselen. Çeşitli yönlere doğru çıkık bir durumda olan.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Kova : Genellikle su ve sulu şeyler taşımaya, kuyudan veya denizden su çekmeye yarayan üstünden kulplu kap. Bu kabın alacağı miktarda. Zodyak üzerinde Oğlak ile Balık arasında bulunan takımyıldızın adı. Futbolda çok gol yiyen (kaleci veya takım). Bataklıklarda yetişen bir tür saz, hasır otu.

Arka : Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Diğer dillerde Kataral yangı anlamı nedir?

İngilizce'de Kataral yangı ne demek ? : catarrhal inflammation