Kayasa nedir, Kayasa ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yara üzerindeki kabuk.

Yağmur sularının, toprak üzerinde oluşturduğu sert tabaka.

Deve tüyünden yapılmış urgan.

Mayasız hamurdan yapılmış ince saç ekmeği.

Teknik terim anlamı:

Kolan kayışı.

Kayasa anlamı, tanımı

Kaya : Büyük ve sert taş kütlesi. Kayaç

Kayasalanmak : Hamur açıkta kalarak kabuk tutmak.

Kayasalaşmak : Hamur açıkta kalarak kabuk tutmak.

Kayasaray : Konya şehri, Halkapınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Sert tabaka : Göz akı. Toprak yüzeyine yakın bir yerde bulunan, kökler ve suyun o bölüme girişini engelleyen yoğun tabaka.

Deve tüyü : Deveden elde edilen yün, kıl.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Hamurdan : Yahudilerin yaptıkları bir çeşit ekmek.

Mayasız : İçinde maya bulunmayan. Kötü huylu.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

 

Kolan : At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer. Dokuma, deri, kenevir vb. maddelerden yapılmış olan yassı ve enlice bağ. Yünden veya iplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak.

Kayış : Bağlamak, tutmak veya sıkmak amacıyla kullanılan, dar ve uzun kösele dilimi. Kol saatinin bileğe bağlanmasını sağlayan, deriden yapılmış gereç. Ustura bilenen cilalı kösele. Kayma işi.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Urgan : Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılmış olan ince halat.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

Topra : Torba.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Diğer dillerde Kayar sahne anlamı nedir?

İngilizce'de Kayar sahne ne demek ? : rolling -stage, sliding stage