Kepen nedir, Kepen ne demek

Kepen; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ense.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Bilecik ilinde, Söğüt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kepen ile ilgili Cümleler

  • Kepenkleri kapat.
  • Henüz kepenk kapatmadık.
  • “Belediye çavuşu yanında jandarma onbaşısı, çarşıyı dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır.”
  • Kepenkleri kapatın ve perdeleri çekin. Mümkün olduğu kadar az ışık olmalıdır.

Kepen ile ilgili Atasözü veya Deyim

kepenek altında er yatar : “insanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir” anlamında kullanılan bir söz.

kepenk kapatmak : çalışamaz duruma gelmek.

kepenkleri indirmek : işi tatil etmek.

Kepen tanımı, anlamı

Kepe : Ceket. Keçi derisinden yapılmış kolsuz yağmurluk. Gömlek. Eski keçe parçası, paçavra. Cübbe. Zayıf. Kötü, fena

İnenteşeli kepenk : Işıldakların önüne takılan ışığı dikdörtgen, kare ve benzerleri köşeli biçimlerde vermeye yarayan kepenk.

Kepenç : Düzce kenti, Akçakoca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Kepene : Semercilerin çuvaldızın ele batmaması için kullandıkları demir ya da tunçtan bir araç.

Kepenekli : Manisa ili, Saruhanlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Tekirdağ kenti, Muratlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

Kepeneyh : Kelebek. Kepenek; kelebek; koyunlarda görülen kelebek hastalığı.

Kepengi : Kapak, kepenk.

Kepenği : Kapak, kepenk.

Kepenlik : Kapak, kepenk.

Kepenek : Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.

Kepenk : İş yeri, pencere, kapı vb. yerleri kapamak için kullanılan, türlü biçimlerde sac levha, demir veya tahta kanat.

Örme kepenek : Dükkânların ön cephesine çekilen çubuk demirle yapılmış korumalık.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Bilecik : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Söğüt : Söğütgillerden, sulak yerlerde yetişen, yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç (Salix). Bilecik iline bağlı ilçelerden biri.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Diğer dillerde Kepekli sorgum glüteni anlamı nedir?

İngilizce'de Kepekli sorgum glüteni ne demek ? : sorghum gluten with bran