Kilerciusta nedir, Kilerciusta ne demek
Kilerciusta; Tarih alanında kullanılan bir terimdir.
Tarih terimi olarak anlamı:
Osmanlı sarayının harem bölümünde yemek işlerine bakan karavaş.
Kilerciusta kısaca anlamı, tanımı
Kile : Genellikle tahıl ölçmede kullanılan belirli hacimdeki kap, ölçek
Kiler : Evlerde yiyecek, içecek ve erzakın saklandığı oda, ambar veya dolap.
Kilerci : Saraylarda, büyük konaklarda kiler işlerini yöneten kimse.
Karavaş : Savaşta tutsak edilen veya satın alınan kadın köle.
Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.
Karava : İvecenlik.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
İşler : Nicem düzeneğinde, bir yöneye uygulanınca başka bir yöney veren matematiksel nesne.
Osman : Bir tür kuş veya ejderha. Hz. Muhammet'in damadı, üçüncü halife. Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı.
Bakan : Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.
Saray : Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük yapı. Van iline bağlı ilçelerden biri. Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri. Kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı. Devlet başkanı ve çevresi. Görkemli ve gösterişli yapı.
Harem : Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı. Karı, eş. Bu bölümde oturan kadınların hepsi.
Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Hare : Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır. Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. Yeni yapılmış olan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları.
Bölü : Bölme işlemini gösteren / veya : işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.
Yeme : Yemek işi. Yiyecek.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Baka : Bak: Baka neler yapıyor. Dik (çift demiri için). Baksan a!.
Sara : Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.
Diğer dillerde Kiler kuramı anlamı nedir?
İngilizce'de Kiler kuramı ne demek ? : wardrobe theory

Bu kısımda Kilerciusta nedir? Kilerciusta ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kilerciusta tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kilerciusta hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.