Kistakant nedir, Kistakant ne demek

Kistakant; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Son konak için enfektif olan genç akantosefala.

Teknik terim anlamı:

Son konağı enfekte eden genç akantosefal.

Kistakant kısaca anlamı, tanımı

Kist : Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ. İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle. Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül

Akantosefal : Dikensi başlı kurtlar.

Son konak : Parazitin seksüel olgunluğa ulaştığı konak.

Akanto : İğneli, dikensi.

Konağ : Konut. Konuk. Bir günlük yol aldıktan sonra varılan köy, bucak, kent.

Akant : Dikensi çıkıntı. Dürüst, güvenilir yemin.

Konak : Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

 

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Kona : Hamur tahtası, sofra: Konayı getir de yufka açalım. İki elle kavranabilecek kadar olan ot ya da çalı çırpı bağlamı. Yemek tahtası olarak kullanılan hamur tahtası. (Saraycık Bozüyük Bilecik.).

Genç : Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

Akan : [Bakınız: akar]. Ekin yığınlarını yağmurdan korumak için yığının üst tarafına yapılan hilâl şeklindeki cetvel. Bakayım, göreyim anlamında: Mehmet gel akan!. Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. Çeşme, pınar.

Son : Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.

Diğer dillerde Kistakant anlamı nedir?

İngilizce'de Kistakant ne demek ? : cystacanth