Kistik böbrek nedir, Kistik böbrek ne demek
Kistik böbrek; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Yaygın veya fokal küçük kistlerle bezeli, büyümüş, sünger kıvamında, kesit yüzü düzensiz bal peteği görünümündeki böbrek. Daha çok buzağı, tay ve domuz yavrularında görülür. Tek veya çift taraflıdır.
Kistik böbrek anlamı, tanımı
Kistik : Kumaştan dikilmiş patik: Çocuga yaptığım kistikler çok çabuk eskidi. Çok eski ayakkabı. Kist özelliğinde, kiste benzer
Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.
Kist : Sporlu bitkilerde, özellikle mantarlarda, su yosunlarında görülen, bir veya birkaç hücreden oluşmuş organ. İçi koloit, yağ vb. sıvı veya yarı sıvı bir madde ile dolu 20 mm'den küçük patolojik torba, kitle. Tek hücrelilerin veya çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlarda veya çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül.
Bal peteği : Arıların içine bal doldurduğu bal mumu levha, arı dalağı.
Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
Yavrular : 13-14 yaşlarında küçük yarışçılar.
Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.
Taraflı : Yanı ve yönü olan. Herhangi bir yöreden olan. Yandaş.
Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.
Buzağı : Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu.
Sünger : Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.
Bezeli : Bezesi olan. Bezeği olan, bezekli.
Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.
Fokal : Odaksal. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. Belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. Hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer.
Sünge : Ucunda ıslak bez bulunan, fırındaki kızgın külleri süpürmeye yarayan sırık. [Bakınız: sürgü].
Görün : Mezar, mezarlık.
Kıvam : Sıvılarda koyuluk, yoğunluk. Spor çalışmalarında başarılı olunabilmesi için fizik ve moral yönünden istenilen iyi durum. Sıvıların koyuluk derecesi. Bir şeyin en uygun zaman veya durumu.
Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.
Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.
Diğer dillerde Kistik böbrek anlamı nedir?
İngilizce'de Kistik böbrek ne demek ? : cystic kidney

Bu kısımda Kistik böbrek nedir? Kistik böbrek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kistik böbrek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kistik böbrek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.