Kiviler nedir, Kiviler ne demek

Kiviler; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Omurgalı hayvanlardan, kuşlar (Aves) sınıfının, karinasızlar (Ratitae) bölümünden, Yeni Zelanda'da yaşayan küt kanatlı, soyu tükenmekte olan bir takım.

Zooloji'deki anlamı:

(Apteryges), olmak üzere tek familyası vardır.

Kiviler kısaca anlamı, tanımı

Kivi : Kivigillerden, Yeni Zelanda'da yaşayan, kanatları küt olduğu için uçamayan, bacakları güçlü bir kuş, apteriks (Apteryx australis). Kahverengi tüylü kabuğu soyularak yenen yeşil renkli, sulu, C vitamini bakımından zengin meyve

Karinasızlar : Omurgalı hayvanların, kuşlar (Aves) sınıfından, karinaları bulunmayan, ufak, körelmiş kanatlı, ilkel yapılı kuşları içine alan bir bölüm. Gerçek deve kuşları (Struthiones), Amerika deve kuşları (Rheae), tepeli deve kuşları (Casuarii), moalar (Dinornithes), boylu kuşlar (Aepyornithes), kiviler (Apteryges) takımları vardır. (Ratitae),takımları vardır.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Omurgalı : Omurgası bulunan. Dirayetli, ilkeli.

 

Tükenmek : Bitmek, sona ermek, kalmamak. Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak. Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak.

Kanatlı : Kanadı olan.

Tükenme : Tükenmek işi.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Karina : Gemi omurgası. Gemi teknesinin su içinde kalan bölümü.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Kuşla : Köpeğe verilen “yat"emri.

Apter : (Heykel, Mimarlık). Kanatsız olarak yapılmış utku heykeli. Yanlarında sütun bulunmayan Yunan tapınağı.

 

Tüken : Dükkan.

Kanat : Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Diğer dillerde Kiviler anlamı nedir?

İngilizce'de Kiviler ne demek ? : kiwis