Knidoblast nedir, Knidoblast ne demek

Knidoblast; Zooloji, Biyoloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: yakıcı göze].

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: yakıcı hücre].

Teknik terim anlamı:

Knidlilerin (Cnidaria) içinde yakıcı kamçılar taşıyan, özel yakıcı kapsülleri kapsayan, korunmaya ve avlanmaya yarayan hücreleri, yakıcı hücre.

Knidoblast anlamı, kısaca tanımı

Yakıcı kapsül : Knidlilerde yakıcı gözeler içinde bulunan ve korunmaya, avlanmaya yarayan kapsül. Knidosist. Knidosist. (karşılık: knidosist), Knidlilerde yakıcı gözeler içinde bulunan ve korunmaya ve avlanmaya yarayan ince, kılları kapsayan kese

Yakıcı hücre : Knidlilerin (Cnidaria) içinde yakıcı kamçılar taşıyan, özel yakıcı kapsülleri kapsayan ve korunmaya, avlanmaya yarayan hücreleri. Knidoblâst. Knidoblast.

Yakıcı göze : (karşılık: knidoblast), Knidlilerde bulunan ve içinde yakıcı kamçılar taşıyan özel yakıcı kapsülleri kapsayan gözeler olup korunmaya ve av yakalamaya yararlar.

Knidliler : Çok hücrelilerden (Metazoa), sölenterler (Coelenterata) alt bölümünden, birçok türleri birbirinden tüm olarak değişik, polip ve medüzleri içine alan, etçil, dokunaçları ve ağız sapları üzerinde bulunan ve knidosist denen özel hücrelerden fırlatılan yakıcı ipliklerle avlarını uyuşturan ve daha sonra yutan türleri içine alan bir filum. Hidralar (Hydrozoa), gerçek medüzler (Scyphozoa) ve mercanlar (Anthozoa) olmak üzere üç sınıfi vardır. Sölenterler (Coelenterata) alt bölümünden, birçok türleri birbirinden çok farklı değişiklik gösteren, polip ve medüzleri içine alan, karnivor, dokunaçları ve ağız sapları üzerinde bulunan ve knidosist denen özel hücrelerden fırlatılan yakıcı ipliklerle avlarını uyuşturan ve daha sonra yutan türleri içine alan bir şube, yakıcı kamçılılar, haşlamlılar, ısırgan hayvancıkları. (Cnidaria), gerçekmedüzler (Scyphozoa) ve mercanlar (Anthozoa) olmak üzere 3 sınıfı. vardır.

 

Cnidaria : [Bakınız: knidliler]. Knidliler.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Korunma : Korunmak işi.

Avlanma : Avlanmak işi.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Yakıcı : Yakma özelliği olan, yakan. Etkili, dokunaklı. Başka bir maddeyle birleşerek o maddenin yanmasını sağlayan (madde). Yakı yapan ya da satan kimse.

Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

 

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Kamçı : Bir ucuna ip, deri vb. bağlı olan vurma, dövme aracı. Bir ucu bir yere bağlı, öbür ucu herhangi bir işte kullanılmak için serbest bırakılan halat. Spermatozoitlerde ve bazı tek hücreli hayvanlarda hareketi sağlayan ipliksi organ.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Kapsa : Çitten ya da aralıklı çakılan tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Büyük kulplu ya da kulpsuz sepet, sele. Tohum ve yem kabı, tahta sandık. Çubuklardan yapılmış bahçe kapısı. Kırda, tarlada çocukları güneşten korumak için yapılan küçük sığınak. Aralıklı tahtalardan yapılmış bahçe kapısı. Kutu.

Avlan : Avcı: Babam uçarcı avlanlardandır.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Göze : Hücre. Su kaynağı.

Avla : Ağıl. Ağız. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. Ay ağılı, hale: Bugün ayda avla var. Bahçelerin etrafına ağaç ve ince dallardan yapılan çit, engel. 3.İnce, uzun çam ağacı veya direk, sırık. Dam merteklerinin küçüğü. Tahta perde. [Bakınız: avıl]. Avlu, evlerin küçük bahçesi. Tahıl yıkamak için su kenarına yapılan beton ark, küçük havuz. Balık tutmak için ırmaklarda taşla çevrilen daire. 1. Ahırda hayvanların yem yediği yer. Çerçeve, çevre: Aklının avlası o kadarcık. Bahçe, bağ çevresine ağaç ve ince dallardan yapılan çit. Ağıl içindeki kuzu bölmesi (Ç. Çiftliği). Koyun ağılı. Bahçeleri çeviren dal, tahta sınır, çit. (Dodurga Bozüyük Bilecik) (avlak) : (İnköy Kütahya). [Bakınız: avlağı].

Koru : Bakımlı küçük orman.

Diğer dillerde Knidoblast anlamı nedir?

İngilizce'de Knidoblast ne demek ? : cnidoblast