Koçam nedir, Koçam ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
[Bakınız: koşam].
[Bakınız: koçam].
İki kolun sarabildiği kadar, bir kucak (çalı ve benzerleri şeyler için).
Avuç.
İki avuç dolusu.
İki elin yan yana gelmesiyle oluşan avuç.
Koçam tanımı, anlamı
Koçamamak : Evlenemez duruma düşmek.
Koçamlamak : İki elle avuçlamak.
Avuç dolusu : Pek çok. Bir avucun alabildiği miktar kadar.
Yan yana : Birbirinin yanında olan. Biri ötekinin yanında olarak.
Yan yan : Yanlamasına.
Dolusu : Dolduracak kadar.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Koşam : Avuç. İki avuç dolusu.
Kucak : Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş. Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan. Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç. Ortam, ocak.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Kolun : Eşek yavrusu, sıpa. [Bakınız: kodak]. [Bakınız: kulunlu]. Karnında yavrusu olan at, eşek ve benzerleri hayvan.
Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.
Şeyle : Şöyle.
Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına.
Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.
Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
Koşa : Çift, eş, ikiz. Hep birlikte. Sulanacak tarlanın, suyun dağılmasına elverişli yüksek yerinde yapılan depo. Eğik yerlerde yüksek kısma su çıkarmak için tarla ortasına çekilen set. Binaların üstüne konan, kalın, yuvarlak sırık, mertek, düver. Sınırdaş, yan yana. Av tüfeği, çifte. Mutlu ol anlamında bir deyim : Koşa yaşa!. Her bakımdan birbiriyle ilgili iki dizeden kurulmuş divan koşuk birimi: / Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi Kanuni (Muhibbi) / Ayinesi işdir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde bk. koşuk.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Koç vuruşu anlamı nedir?
İngilizce'de Koç vuruşu ne demek ? : water hammer


Bu kısımda Koçam nedir? Koçam ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Koçam tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Koçam hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.