Koşkuş nedir, Koşkuş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yer altından çıkarılan ve yenilebilen bir çeşit bitki kökü.

Hindi.

Koşkuş tanımı, anlamı

Koşk : [Bakınız: köşk]. Üstüne yatak, sandık ve başka eşya konulan yer, büyük yüklük. Balkon. Tahta karyola, kerevet. Köşk, saray

Koşku : Cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi: Biri kalemi, biri kitabı, öbürü de defteri alarak... gibi, ki "alarak" her üç tümceye koşulmuş bulunuyor. Kelime ilk, orta veya son tümcede geçtiğine göre koşku, BAŞTA KOŞKU (Protozeugma), ORTADA KOŞKU (Mésozeugma) ve SONDA KOŞKU (Hypozeugma) adını alır. (Söz sanatı terimi) Bir cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi. “Sen âlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın” gibi ki “sen âlemi kör mü herkesi sersem mi sanırsın” yerindedir. Düven oku. (Belenören Keleş Bursa).

Yer altı : Yerin yüzeyi altındaki bölümü.

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.

Yenil : Hafif.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

 

Hindi : Tavukgillerden, XV. yüzyılda evcilleştirilerek Amerika'dan bütün dünyaya yayılan, boyun ve başı çıplak, parlak, yeşil ve esmer tüylü, kümes hayvanlarının en büyüğü, mısırtavuğu (Meleagris gallopavo). Aptal, şaşkın.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Koşku anlamı nedir?

Fransızca'da Koşku nedir ? : zeugma, adjonction ou zeugma