Kodalak nedir, Kodalak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kaba, görgüsüz, beğenilmeyen kişi.

Elle itilerek ya da çekilerek kullanılan ve ev gereçlerini taşımaya yarayan araba.

İki yumruk büyüklüğünde somun.

Kısa boylu, tıkız kişi.

Kısa boylu, sarışın kişi.

Erkek hindi.

Boğazda olan şişkinlik, ur.

Karpuz, nar gibi yuvarlak meyvaların büyümeyeni, ufak kalanı.

Çam kozalağı.

Kodalak tanımı, anlamı

Koda : Taneli ve tanesiz mısır koçanı. Kadının kocasının akrabası. Boyunduruğu arabaya bağlayan kayışın kaymaması için boyunduruğa geçirilen ağaç çivi. Erkek ve kadın dansçıların çeşitlemelerinden sonra ikili dansın sonu. Araba okunun boyunduruğa bağlanmasını sağlayan kayışın dolandırıldığı boyunduruğun üzerindeki ağaç çivi. (Şavşat Artvin)

Kodal : Hendek.

Kodala : Kısa boylu, tıkız kişi.

Şişkinlik : Şişkin olma durumu. Bağırsaklarda gaz birikmesi sonucu karında oluşan şişme ve gerginlik. Kabarıklık, şişlik. Enflasyon.

Beğenilme : Beğenilmek işi veya durumu, popülarite.

Görgüsüz : Görgüsü olmayan.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Sarışın : Sarı saçlı ve ak tenli (kimse). Sarıya yakın renkli.

 

Karpuz : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris). Lamba karpuzu. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. Kadın memesi.

Yumruk : Parmakların kapanmasıyla elin aldığı biçim. Elin bu biçimiyle yapılmış olan vuruş. Baskı.

Büyüme : Büyümek işi.

Beğeni : Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.

Taşıma : Taşımak işi.

Şişkin : Şişmiş, şişirilmiş.

Tıkız : Tıknaz. Yoğunluğu çok, katı. Çok sıkıştırılmaktan veya çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış, sıkı.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.

Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

Sarış : Sarma işi.

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Diğer dillerde Kodak büyük 8 anlamı nedir?

İngilizce'de Kodak büyük 8 ne demek ? : kodak's super-8 mm