Kompozisyon nedir, Kompozisyon ne demek

Kompozisyon; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma biçimi ve işi
  • Öğrencilere duygu ve düşüncelerini etkili ve düzgün bir biçimde anlatmaları için yaptırılan yazılı veya sözlü çalışma, tahrir, kitabet.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

XX. y.y. başına dek, betiler kullanılarak yapılmış olan resim.

Sanat yapıtında, parçaların bir bütün içinde düzenli olarak bir araya getirilmesi.

Çağımızda renk, çizgi ve yüzeylerin dengeli ve uyumlu biçimde bir araya getirildiği resim.

İngilizce'de Kompozisyon ne demek? Kompozisyon ingilizcesi nedir?:

composition

Kompozisyon hakkında bilgiler

Kompozisyon, "farklı parçaları, nesneleri, ögeleri en iyi şekilde bir araya getirme ve bu şekilde oluşturulmuş bütün" anlamında bir kavram. Mimarlıktan güzel sanatlara, müzikten edebiyata kadar çok farklı alanlarda kullanılır.

Türkçeye Fransızcadan geçmiştir.

Edebiyatta kompozisyon, duygu ve düşünceleri düzgün bir şekilde sıralama ve ifade etmeyi öğrenmek amacıyla yapılmış olan bir düzyazı çalışmasıdır. Kompozisyon en az üç bölümden oluşur: giriş, gelişme ve sonuç. Bu bölümlerden her biri en az bir paragraftan oluşur.

Verilen bir konuyu açıklayabilmek için önce açıklanması gereken düşünce bulunur ve bu düşünce giriş bölümünde belirtilir. Bu bölümde sadece açıklanması gereken düşünce belirtilir. Bu bölümde örnek verilmez ve açıklama yapılmaz. Kısa ve öz bilgi verilmelidir.

 

Kompozisyon ile ilgili Cümleler

  • Kompozisyonun büsbütün kötü değil.
  • Tom'un kompozisyonunda birçok hata vardı.
  • Birinci sınıf öğrencileri kompozisyon yazdıklarında, kelimeler arasında boşluklar bırakmaları gerekmiyor mu?
  • Sen kompozisyonunun temiz bir kopyasını yazmak zorunda değilsin.
  • Kompozisyonuma göz atar mısın, lütfen?
  • İki ya da üç yazım hatası hariç onun kompozisyonu çok iyi.
  • Kompozisyonu aceleyle yazdım, bu yüzden hatalarla dolu olmalı.
  • O bize tatil sırasında yazmamız için bir kompozisyon verdi.
  • Kompozisyonum öğretmen tarafından düzeltildi.
  • Bu kompozisyonu yarın öğleye kadar yazdıracaksın, değil mi?
  • Kompozisyon yarışması için giriş şartları çok sıkıdır.
  • Kompozisyonun çok iyi, ve çok az sayıda hatası var.
  • Dil sınıfı için kompozisyonunu halen bitirmedin mi?
  • Kompozisyonumu Bay Jones'a düzelttirdim.

Kompozisyon kısaca anlamı, tanımı:

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Nesne. Güzel, alımlı kız veya kadın. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj. Tane.

Duygu : Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Önsezi. Duyularla algılama, his. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik.

 

Düşüncel : Yalnız düşünce ile kavranabilen. Gerçekte olmayıp yalnızca düşüncede, tasarım içinde var olan.

Düzgü : Norm.

Çalışma : Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Çalışmak işi, emek, say. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Oluşturma : Oluşturmak işi.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi.

Öğrenci : Özel ders alan kimse. Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, okul çocuğu, talebe, şakirt. Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir.

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Yazılı : Geçerli olan, nominal. Üzerinde yazı bulunan, yazısı olan. Yazılı sınav. Yazılmış olan, muharrer, sözlü karşıtı.

Sözlü : Evlenmek için birbirine söz vermiş olan kimse, yavuklu. Sözle, konuşma biçiminde yapılan, şifahi, yazılı karşıtı.

Nesnel : Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.

Kompozisyonizm : Bütün yapmak üzere elementleri ya da parçaları birleştirme.

Diğer dillerde Kompozisyon anlamı nedir?

İngilizce'de Kompozisyon ne demek? : n. composition

Fransızca'da Kompozisyon : composition [la]

Almanca'da Kompozisyon : n. Komposition

Rusça'da Kompozisyon : n. композиция (F), архитектоника (F), сочинение (N)

adj. композиционный, архитектонический