Korda nedir, Korda ne demek

Korda; Biyoloji, Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tahta kurusu.

Bir çeşit eğri kılıç.

Kiriş, kolan.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: sırt ipliği].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kordon, kiriş, tel.

Teknik terim anlamı:

Sırt ipliği.

Korda anlamı, tanımı

İlkel kordalılar : Bazı sınıflandırmalara göre kordalılar (Chordata) alt filumuna giren, hayatlarının bir evresinde de olsa kordalı özelliklerini taşıyan, yarım kordalılar (Hemichordata), gömlekliler (Tunicata) ve kafatassızlar (Acrania) olmak üzere üç sınıfı bulunan küçük bir grup. (Prochordata), ve kafatassızlar (Acrania) olmak üzere üç sınıfı vardır

Korda dorsalis : Sırt ipliği.

Korda tendinea : Kalpte karıncıkların sistolü sırasında atriyoventriküler kapakların kulakçığa dönmesini engelleyen, atriyoventriküler kapaklarla papillar kaslara bağlanan kirişsel iplikler.

Korda timpani : Dilin ön 2/3'ündeki tat papillalarından gustatorik uyarımı n. facialis üzerindeki ganglion geniculi'ye götüren, n. lingualis ile dile ulaşan ve n. facialis'in kolu olan sinir.

Kordaks : Antik komedyadaki dansa verilen ad. Klasik Yunan komedyası dansı.

Kordat : Yüreksi yaprak ya da yürek şeklindeki yaprak tabanı.

Korday : Kuğu kuşu.

Yarım kordalılar : Bazı sınıflandırmalara göre kordalılar (Chordata) filumunun bir alt filumu ya da bir sınıfı olarak düşünülen, solucan biçiminde, hortum içine rastlayan yutak duvarının ön tarafından bir sırt ipliği çıkıntısı bulunan, Balanoglossus cinsi iyi bilinen hayvanlar. Hemichordata.

 

Kordalılar : Sölomları iyi gelişmiş çok hücreli hayvanlar topluluğu.

Sırt ipliği : Kordalı hayvanlarda görülen ilk destek organı. Embriyoda ilk bağırsağın üzerinde meydana gelen ince uzun ve kıkırdak sertliğindeki iskelet olup balıklardan itibaren yüksek hayvanlarda yalnız embriyoda bulunur ve yerini omurga alır. Korda, notokorda. Embriyoda ilk bağırsağın üzerinde meydana gelen ince uzun ve kıkırdak sertliğindeki iskelet, korda, notokord. Omurgalı hayvanlarda, embriyonel dönemde sırt bölgesinde, uzunlamasına yerleşen, omurgayı oluşturacak olan hücre kümesinin oluşturduğu ektoderm kökenli omurga taslığı, notokorda, notokord, korda dorsalis. Kıkırdak sertliğinde ilkel omurga ve ilk destek organı olup erişkin kanatlı ve memelilerde sırt ipliği kalıntılarına, omurlar arası disklerin yumuşak kısımlarında rastlanır. (karşılık: korda, notokorda, chorda dorsalis),Kordalı hayvanlarda görülen ilk destek organı. Embriyonda ilk bağırsağın üzerinde meydana gelen ince, uzun ve kıkırdak sertliğinde bir ipliktir. Balıklardan başlayarak daha yüksek yapılı hayvanlarda yalnız embriyonda bulunur ve yerini omurga alır.

Kordon : Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.

 

Tahta : Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası. Bu ağaçtan yapılmış. Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Kara tahta.

Kolan : At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer. Dokuma, deri, kenevir vb. maddelerden yapılmış olan yassı ve enlice bağ. Yünden veya iplikten yapılmış, üzeri işli ince kuşak.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Kılıç : Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah. Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu.

Kiriş : Bazı telli müzik araçlarında kullanılan, hayvan bağırsaklarından yapılmış olan tel. Kasların uçlarında bulunan, kasları kemiklere ve başka organlara bağlayan beyazımsı kordon, tendon. Bir eğrinin iki noktasını birleştiren doğru parçası. Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ. Yapılarda dört köşe kalın keresteden, demirden veya betonarmeden yapılmış yatay destek parçası.

Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel.

Kiri : Eşek yavrusu, sıpa. Sonra : Senden kiri ben geleceğim. Sesini kes, sus : Kişi oğluysan kiri dur yerinde. İnat. Sus. Geri. Ücret, karşılık, mükâfat, ecir. Kira.

Taht : Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk. Hükümdarlık makamı, hükümdarlık.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Diğer dillerde Korda anlamı nedir?

İngilizce'de Korda ne demek ? : chorda