Kort nedir, Kort ne demek

Kort; bir spor terimidir. kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Tenis oynanan alan, tenis sahası, tenis kortu

"Kort" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Otelin tenis kortunu geçtik." - H. C. Yalçın

Yerel Türkçe anlamı:

Çukur : Gözlerinin kortu kızarmıştı.

Çayırlık, çimen.

Uzun süre terkedilmiş bir arazide tarla açma; böyle bir arazide yeni açılmış tarla

Uzun süre sürülmemiş toprak.

Hiç sürülmemiş ya da yıllarca işlenmemiş topraktan yeni açılan tarla.

Kort hakkında bilgiler

Kort, tenis maçlarının yapıldığı alan. Kortlar dikdörtgen bir zemin ve ortada gerili alçak fileden oluşur. Aynı kortta hem tekler hem de çiftler karşılaşmaları oynanabilir.

Tenis dikdörtgen düz bir zemin üzerinde oynanır. Bu zemin genellikle çim, toprak, beton (sert kort) veya sentetik katkılı tiptedir. Bir tenis kortunun boyutları, Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) tarafından tanımlanır ve düzenlenir; ayrıca bu standartlar yıllık olarak Rules of Tennis (Tenis Kuralları) dokümanında yayımlanır. Kort 23,78 metre (78 fit) uzunluğunda, 10,97 metre (36 fit) genişliğindedir. Genişlik, tekler karşılamaları için 8,23 metre (27 fit), çiftlerde 10,97 metredir (36 fit). Servis çizgisi fileden 6,40 metre (21 fit) uzaklıktadır. Oyuncuları topları çevirebilmesi için kort kenarlarında ekstra boşluklara ihtiyaç duyulur. Bu boşluklar toplam 18,3 metre (60 fit) genişliğinde, 36,7 metre (120 fit) uzunluğundadır. Kortun eni boyunca, oyun alanını eşit olarak ikiye bölecek şekilde, oyuncu çizgilerine paralel olarak bir file gerilidir. En yüksek olduğu kenar bölgelerinde 1,07 metre (3 fit 6 inç) olan file, orta bölümde 0,914 metreye (3 fit) düşer. File direkleri kenar çizgilerinin 0,914 metre dışında bulunur.

 

Kort ile ilgili Cümleler

  • O şimdi kortta tenis oynuyor.
  • Bu otelde, bir tenis kortunuz var mı?
  • Biri, tenis kortunda tenis oynuyordu.
  • Tenis kortuna gidiyor musun?
  • Tenis kortu yanında bir çeşme var.
  • Parkta tenis kortları var.
  • Bu civarda bir tenis kortu var mı?

Kort anlamı, tanımı:

Tenis : Ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun, alan topu.

Tenis kortu : Kort.

Korte : Âşıktaşlık, flört.

Korte etmek : Oynaşmak.

Kortej : Alay. Bir devlet büyüğünün yanında bulunan kimseler, maiyet.

Korteks : Bir organ veya yapının dış katmanı. Kabuk. Beyin kabuğu.

Kortizon : Yaralanmanın, korkunun veya soğuğun yol açtığı stresler sonucu vücutta şeker yapımını hızlandıran böbrek üstü bezi kabuğunun salgıladığı, şeker, protein ve yağ metabolizmasına etki eden hormon.

Kortizonlu : Birleşiminde kortizon olan.

Kortizonlu ilaç : İltihaplanmada, alerjilerde ve bazı kan hastalıklarının tedavisinde kullanılan, birleşiminde kortizon olan ilaç.

Dikdörtgen : Bu biçimde olan. Açıları dik olan paralel kenar, mustatil.

 

Zemin : Temel, dayanak. Kumaş, süslü kâğıt, halı, yer muşambası, tablo vb. desenli nesnelerde, biçimlerin üzerinde yer aldığı renk. Ortam. Yeryüzü, dünya. Taban, döşeme, yer.

Orta : Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. İyi ile kötü arasındaki durum. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Yeniçeri Ocağında tabur. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Orantı. Ne büyük ne küçük, midi. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer.

Gerili : Gerilmiş olan.

Alçak : Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Kısa (boy). Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

File : Saçların dağılmaması için kullanılan ağ biçiminde örgü. Alışverişte öteberi taşımak için kullanılan, ilmeklerden oluşan ağ torba. Ağ. Yün, pamuk vb. ipliklerden düğümlerle oluşmuş ağ.

Aynı : Aralarında ayrım olmayan. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Benzer. Başkası değil, yine o.

Kort basmak : Kuluçkaya yatmak. Tembellik etmek (mecazî anlamda).

Kort kort yürümek : Çalımlı, kurumlu yürümek.

Kort tavuk : Kuluçka tavuk.

Korta : İçinde üzüm çiğnenilen şıra teknesi. Şırahane, şaraphane. Çeşme yalağı.

Kortak : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Güzel, gösterişli, endamlı.

Kortal : Patates

Kortalaç : Mayasız hamurdan yapılan peynirli ya da peynirsiz pide.

Kortan : Yalçın ve diklemesine kesik kayalar. Pelikan kuşu. 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Ateşli, canlı, hareketli kimse.

Kortarmak : Bir kaptan başka bir kaba yemek boşaltmak, yemeği kaplara dağıtmak [Bakınız: kotarmak]

Kortaş : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Ateşli, canlı, hareketli kimse. Diyarbakır şehri, Ergani belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Diğer dillerde Kort anlamı nedir?

İngilizce'de Kort ne demek? : adj. short, brief, curt, concise, compendious, succinct, mini, terse, choppy

adv. briefly, curtly, concisely

v. curtail, rebate, draw in

Fransızca'da Kort : court [le]

Almanca'da Kort : der Tennìsplatz

Rusça'da Kort : n. корт (M)