Kotarmak nedir, Kotarmak ne demek

  • Pişen yemeği başka kaba boşaltmak.
  • Bir işi tamamlamak, bitirmek.
  • Üstesinden gelmek
  • Hazırlamak.

"Kotarmak" ile ilgili cümle

  • "Yeter ki o beni içeri sokabilsin ve ben bu röportajı kotarayım." - A. Kulin
  • "İki kız kardeş güle söyleye sofralarını hazırlayıp yemeklerini kotardılar." - M. Ş. Esendal

Yerel Türkçe anlamı:

Konuşmak, söylemek: Adam oldu da laf kotarıyor.

Koşarak gelmek : Tarladan aşağı kotarma!

Bir kaptan başka bir kaba yemek boşaltmak, yemeği kaplara dağıtmak.

İşi sona erdirmek, bitirmek.

Yemeği hazırlayıp yenecek duruma getirmek.

Bir işi bitirmek, başarmak.

Tutumlu kullanmak.

Diğer sözlük anlamları:

Boşaltmak, tahliye etmek.

Yemeği bir kaptan başka bir kaba boşaltmak

Kotarmak kısaca anlamı, tanımı:

Kotarma : Kotarmak işi.

İşi kotarmak : İşin üstesinden gelmek.

Pişirip kotarmak : Bir işi sonuçlandırmak, tamamlamak.

Boşaltmak : Gevşetmek, açmak. Boş duruma getirmek. Kusmak. Bir silahta ne kadar mermi varsa hepsini arka arkaya patlatmak. Dökmek, boca etmek.

Hazırlamak : Bir maddeyi elde etmek. Önceden düzenlemek. Bir şeyi ortaya koymak, gerçekleştirmek. Alıştırmak. Önlem almak, sağlamak. Sebep olmak, yol açmak. Bir şeyi kullanılacak, yararlanılacak duruma getirmek. Birini herhangi bir şeyi yapabilecek veya bir şeyi yüklenebilecek duruma getirmek.

 

Tamamlamak : Bitirmek. Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek.

Bitirmek : Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak. Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek. Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak.

Gelme : Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan. Gelmek işi.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan.

Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Taneleri iri.

Bir : Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Sayıların ilki. Aynı, benzer. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ancak, yalnız.

Gelmek : Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. İzlemek, takip etmek. Akmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Dayanmak, tahammül etmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Kazanılmak, sağlanılmak. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Belli bir zamana ulaşmak. İsabet etmek. Çıkmak, yönelmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Katılmak, eklenmek. Ulaşmak, varmak. Kadar olmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Ortaya çıkmak, doğmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Oturmaya, ziyarete gitmek. Biriyle birlikte gitmek. Türemek. Sonuç çıkmak. Uymak. Getirmek. Belli bir süre dolmak. Olmak, -e uğramak. Başlamak, ortaya çıkmak.

 

Diğer dillerde Kotarmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kotarmak ne demek? : v. dish up

Rusça'da Kotarmak : v. опорожнять, разливать