Kromomer nedir, Kromomer ne demek

Kromomer; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Mayoz hücre bölünmesi sırasında kromozom ipliği üzerinde ortaya çıkan ve irili ufaklı boncuk gibi dizilmiş bulunan yoğun kromatin maddesi.

Zooloji'deki anlamı:

Bir kromozom üzerinde boncuk biçiminde dizilmiş olan ve gene karşılık olduğu düşünülen kromatin maddesi.

Kromomer anlamı, kısaca tanımı

Krom : Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr). Bu elementten yapılmış

Hücre bölünmesi : [Bakınız: mitoz, mayoz]. [Bakınız: göze bölünmesi].

İrili ufaklı : Büyük küçük karışık.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Kromatin : Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde.

Kromozom : Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

 

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Bölünme : Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.

Düşünü : Öncelikle ve dolaysız olarak duyumlarla ilişkisi bulunmayan herhangi bir anlık süreci. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum.

Kromat : Formülü Cr042-olan, CrO3 den elde edilen sarı renkli iyon. Kromat iyonu baryum kromat (BaCrO4) ve kurşun kromat (PbCrO4) tuzları şeklinde çöktürülerek krom elementinin gravimetrik tayini yapılır.

Boncuk : Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

Ufaklı : İçinde ufak taneler, taş parçaları bulunan: Bu fasulye çok ufaklı.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.

Kroma : Renk, boya.

Dizil : Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Mayoz : Eşey organlarında eşey hücrelerinin oluşması sırasında diploit veya somatik kromozom sayısının yarıya indiği ve dört haploit hücrenin oluştuğu hücre bölünmesi tipi. Redüksiyon bölünmesi, indirgeme bölünmesi. Eşey organlarında eşey hücrelerinin oluşması sırasında diploit veye somatik kromozom sayısının yarıya indiği ve dört haploit hücrenin oluştuğu hücre bölünmesi tipi, indirgeme bölünmesi, indirgenme bölünmesi, mayotik bölünme, mayoz bölünme, redüksiyon bölünmesi. (Eş anlamlısı: redüksiyon bölünmesi), İndirgeme bölünmesi; ana gözede bulunan diployid kromozom sayısını yarıyarıya yani hoployid sayıda kapsayan gözelerin meydana gelmesi ile sonuçlanan bir göze bölünmesi tipi.

Diğer dillerde Kromomer anlamı nedir?

İngilizce'de Kromomer ne demek ? : chromomere, chromomer