Kumpir nedir, Kumpir ne demek

  • Özel fırında pişirilen iri patatesin içine peynir, mısır, bezelye vb. malzeme konularak yapılmış olan yiyecek
  • Patates.

Yerel Türkçe anlamı:

Patates (Çayağzı), zıt anlamlısı kumpür

Patates.

Kumpir hakkında bilgiler

Kumpir, Anadolu'nun bazı kesimlerinde "patates" kelimesinin karşılığı olarak kullanılmakla beraber, aslında fırınlanmış patatesin ezilmesi ile yapılmış olan bir yemektir.

Temel olarak patates özel fırınlarda pişirildikten sonra kabuğu yarılır. Çoğu zaman iç miktarını artırmak için bir başka patates daha kesilerek içinin yarısı veya tamamı buna eklenir. İçine tuz ve tereyağı veya margarin eklenip karıştırarak ezilir. Klasik olarak kabuğunun içerisinde servis edilir. Genellikle sade halinin üzerine çeşitli mezeler ve soslar konur.

En yaygın servis biçiminde patatese rendelenmiş kaşar peyniri de karıştırılır, haşlanmış sosis patatesin içine doğranır ve üzerine rus salatası koyulur. Bunların dışında mısır, zeytin, bezelye, mantar veya çeşitli mezelerle veya ağız tadına göre çeşitli malzemelerle de yapılabilir. Çoğunlukla ketçap ve mayonez gibi soslarla lezzetlendirilerek sunulur.

Kumpir anlamı, tanımı:

Fırın : Bu ocakta pişirilmiş. Bir maddenin fiziksel veya kimyasal değişime uğratılması amacıyla içinde ısıtıldığı araç. Ekmek, pasta vb.nin pişirildiği ve satıldığı dükkân. İçinde genellikle odun yanan, her yanda aynı derecede ısı oluşturarak ekmek, pasta vb. pişirmeye yarayan, tavanı tonoz biçiminde, önünde tek açıklık bulunan ocak. Elektrik, tüp gaz ve doğal gazla çalışan, yiyecekleri pişirmeye veya ısıtmaya yarayan alet.

 

Patates : Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

Peynir : Maya ile katılaştırılarak sütten yapılmış olan ve birçok türü olan besin.

Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu ürünün taneleri. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü.

Bezelye : Bu bitkinin yuvarlak tanesi. Baklagillerden, yurdumuzun her yanında yetiştirilen, fasulyeye benzer, tırmanıcı bir bitki (Pisum sativum).

Malzeme : Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı. Gereç.

Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.

Anadolu : Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı, Rum.

Kesim : Bölge. İşaretlenmiş belli yer. Pazarlık, anlaşma. Kesme zamanı. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Bölüm, parça, kısım, sektör. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason. Kesme işi. Boy bos, endam.

 

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Ezilme : Ezilmek işi. Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması.

Yemek : Yasal yoldan cezalandırılmak. Kandırmak. Başkasının parasını harcamak. Isırmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Yemek yeme, karın doyurma işi.

Kumpir üzümü : Çavuş üzümü.

Kumpiresi : Asya, Afrika, özellikle Amerika'nın birçok sıcak bölgesinde, insan ve hayvanların dışasalağı olarak yaşarken, dişileri gebelik süresince konakçı derisi altına girip, türlü irilikte şişkinlikler yapan pire; Amerikan piresi, etkenesi.

Kumpiri : Patates