Langırt nedir, Langırt ne demek
- Dikdörtgen masa üzerindeki oyuncu maketleri bulunan sopaları yöneterek küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyun

Yerel Türkçe anlamı:
Cart kaba kâğıt anlamında küçümseme ünlemi.
Hemen, çarçabuk.
Langırt hakkında bilgiler
Langırt, dikdörtgen masa üzerindeki oyuncu bebekleri bulunan çubukları yöneterek küçük topları belirli deliklere sokmak veya bu deliklere girmesini önlemek amacına dayanan oyundur.
Masa futbolu (ya da Langırt) bildiğimiz futboldan yola çıkılarak tasarlanmış bir masa oyunudur. Oyunun kökenleri net değildir ama birçok tarih incelemecisi ilk langırt masalarının Fransa ya da Almanya'da 1880ler ile 1890lar arasında ortaya çıktığı konusunda birleşmektedirler.
İspanyol Alejandro Finisterre ve Fransız Lucien Rosengart langırtı icat etme iddiasinda olsalar da henüz kimse sporun doğuş yeri ve zamanı ile ilgili sağlam bir kanıt ortaya koyamamıştır. Bununla beraber ilk langırt patentleri 1890'lara dek uzanmaktadır. Langırt Amerika Birleşik Devletleri'nde Almanca futbol anlamına gelen Fussball dan türetme "foosball", İngiltere'de ise " Table Football" olarak adlandırılmaktadır. İspanya'da futbolin Fransız ekolünde ise footie ya da baby-foot olarak oynanmaktadır.
2002 yılında Uluslararası Langırt Federasyonu anlamına gelen "ITSF" Fransa'da kurulmuş; uluslararası langırt müsabakaları düzenlemek ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) bünyesinde lobi faaliyetlerinde bulunarak langırtın olimpik bir spor olmasını sağlamak misyonlarını üstlenmiştir.
Langırt ile ilgili Cümleler
- Nerede langırt oynayabilirsin?
- Ben langırt oynamak istiyorum.
Langırt tanımı, anlamı:
Dikdörtgen : Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.
Oyuncu : Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Oyunu seven. Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Düzenci, hileci. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris.
Küçük : Niceliği az olan. Yaşı daha az olan. Geri aşamada. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Küçük abdest. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Kısık, parlak olmayan (ses).
Topla : Üç parmaklı dirgen.
Delik : Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Dar, küçük açıklık. Cezaevi. Küçük hayvan yuvası.
Sokmak : Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. İçine veya arasına girmesini sağlamak. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek. Belli etmeden kötü bir malı vermek. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.
Girme : Girmek işi.
Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.
Oyun : Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Kumar. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Hile, düzen, desise, entrika. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket.
Maket : Mimarlıkta, sanayide ve bazı sanat dallarında yer alan eserlerin taslak durumundaki küçük örneği.
Sopa : Dayak, kötek. Kalın değnek.
Bebek : Meme veya kucak çocuğu. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği.
Çubuk : Kumaşta düz çizgi. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Körpe dal. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
Futbol : Topu, kafa veya ayak vuruşları ile karşı kaleye sokma kuralına dayanan ve on birer kişilik iki takım arasında oynanan top oyunu, ayak topu.
Tasar : Bir iş, bir düşünce sırasını, düzeyini gösteren resim, yazı, plan.
Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Soy, asıl.
Langırtı : Büyük çanın çıkardığı ses. Anlamsız ve can sıkıcı söz.
Diğer dillerde Langırt anlamı nedir?
İngilizce'de Langırt ne demek? : n. pinball

Bu kısımda Langırt nedir? Langırt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Langırt tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Langırt hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.