Lenfoblast nedir, Lenfoblast ne demek

Lenfoblast; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Lenfoyit dokulardaki olgun lenfositlere bölünen öncü hücreler.

Lenfoblast hakkında bilgiler

Lenfoblast, (ilkel lenf hücresi), olgunlaşmamış (immatür) lenfosittir. Lösemide kontrolsüz biçimde çoğalırlar. Ayrıca, lösemide "blast" sözcüğü (kısa isim olarak) çoğu zaman lenfoblastlar için kullanılır. Lenfoblastlar 12-20 µm çapındadırlar. Çekirdek / sitoplazma oranı yaklaşık 4:1'dir. Sitoplazmaları genellikle agranüler (granülsüz) ve bazofiliktir (bazik boyalara afiniteli).

Lenfoblast tanımı, anlamı

Lenf : Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa

Lenfoyit doku : Lenfositleri meydana getiren ve lenfosit yığınlarından oluşan doku. Bademcikler ve lenf düğümleri gibi organlar hâlinde veya bağ dokusu içine yayılmış olarak bulunur. Birincil lenfoyit organ olan kemik iliği ve timüs bezinde gelişen lenfositler ikincil lenfoyit organlara (lenf düğümleri, dalak) göç ederek olgunlaşırlar ve bağışıklık reaksiyonlarına girerler. Lenfatik doku.

Lenfositler : Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, bağışıklık olaylarına giren bir kan hücresi tipi. B lenfositleri, T lenfositleri ve bu grupta sayılan doğal öldürücü hücreler (NK) oarak gruplandırılırlar. Ayrıca plazma zarlarındaki reseptörlere göre ve salgıladıkları sitokinlere göre de alt gruplara ayrılırlar. Lenf hücresi.

 

Olgunlaşma : Olgunlaşmak işi.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Bazofilik : Bazik boyalarla kolaylıkla boyanan hücre veya histolojik yapı. Kandaki bazı akyuvarlarla ön hipofiz bezindeki bazı hücreler.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Bazofili : Kanda bazofil sayısının artması.

Lenfosit : Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan hücresi.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Bölünen : Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı.

İmmatür : Seksüel olgunluğa ulaşmamış. Cinsel olgunluğa ulaşmamış. Tam gelişmemiş.

Bazofil : Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki. Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan.

Kontrol : Denetleme. Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. Yoklama, arama. Denetçi, kontrolör.

Lösemi : Kan kanseri.

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

 

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Sözcü : Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Diğer dillerde Lenfoblast anlamı nedir?

İngilizce'de Lenfoblast ne demek ? : lymphoblast