Lens çıkığı nedir, Lens çıkığı ne demek

Lens çıkığı; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Lensin kısmi veya tam olarak camera anterior bulbi ve posterior bulbi doğrultusunda yer değiştirmesi.

Lens çıkığı anlamı, kısaca tanımı

Çıkı : Çıkın

Lens : Gözün saydam tabakasının üzerine doğrudan uygulanan, görmeyi düzeltici mercek, kontak lens. Mercek.

Yer değiştirme : Bir yerden başka bir yere gitme, tebdilimekân. Bir birimde çalışan görevlilerin düzenli bir biçimde başka birimlere geçmesi, rotasyon. Göçüşme. Laboratuvarlarda gazları toplamakta izlenen yöntem.

Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.

Doğrultu : Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

Anteri : Erkek gömleği, frenk gömleği, mintan. Entari, kadın giysisi, fistan.

Poster : Duvara asılan büyük boy resim. Bilimsel toplantılarda panolara asılan kısa bildiri.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Kısmi : Bir şeyin yalnız bir bölümünü içine alan, tikel.

Anter : Tepsi. İşe yaramaz, kıymetsiz şey. Bitkilerde erkek organın başçığı, çiçek tozu keseleri, polenlerin oluştuğu bölüm. Bitkilerde erkek organın başcığı, çiçek tozu keseleri, polenlerin oluştuğu bölüm.

 

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Came : Cami.

Post : Tüylü hayvan derisi. Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz. Tarikatlarda şeyhlik makamı. Makam.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Tam : Eksiksiz, kesintisiz. Amerikan doları. Ehliyetli, yetkin. O sırada, o anda. Gerçek, kusursuz. Bütün, tüm. Tıpkı. En elverişli, en uygun.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Lens çıkığı anlamı nedir?

İngilizce'de Lens çıkığı ne demek ? : luxatio lentis