Lie in türkçesi Lie in nedir

  • Geç vakte kadar yatmak.
  • Loğusa olmak.
  • Sabah geç sögenlere kadar uyumak.

Lie in ile ilgili cümleler

English: Ali did nothing but lie in bed all day.
Turkish: Ali bütün gün yatakta uzanmaktan başka bir şey yapmadı.

English: Death must be so beautiful. To lie in the soft brown earth, with the grasses waving above one's head, and listen to silence. To have no yesterday, and no tomorrow. To forget time, to forgive life, to be at peace.
Turkish: Ölüm çok güzel olmalı. Kafanın üzerinde sallanan yeşil otları olan yumuşak kahverengi toprakta uzanmak ve sessizliği dinlemek. Dünü ve yarını olmamak. Zamanı unutmak, hayatı bağışlamak, barışık olmak.

English: If you make your bed, you've got to lie in it.
Turkish: Yaptığının sonucuna katlanmak zorundasın.

English: As you make your bed, so you must lie in it.
Turkish: Kendi düşen ağlamaz.

English: He did nothing but lie in bed all day.
Turkish: Bütün gün yatakta uzanmaktan başka bir şey yapmadı.

Lie in ingilizcede ne demek, Lie in nerede nasıl kullanılır?

Lie : Uzanmak. Yalan. Durmak. Kandırmak. Yalan söylemek. Atmak. Kalmak. Yasal olmak. Yatmak. Palavra.

In : İçeri doğru yönelen. Gelmiş olan. İçeri. Tutulan. Dahili. Mevsimi gelmiş. Çok moda olan. İktidardaki. İçeriye. Olarak.

 

Lie in ambush : Pusu kurmak. Pusuya yatmak. Pusuda beklemek.

Lie in ruins : (plan vb) yıkılmak. Mahvolmak. Harabeye dönmek. Harap olmak.

Lie in wait : Pusuda beklemek. Pusu kurmak. Pusuya yatmak.

Lie about : Aylaklık etmek. Tembellik etmek.

Lie algebra : Lie cebiri.

İngilizce Lie in Türkçe anlamı, Lie in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lie in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be confined : Mahsur kalmak. Hapsolmak. Hapsedilmek.

Confining : Hapsetmek. Kapamak. Hapsedilme. Tutmak. Hapsetme. Kısıtlayan. Sınırlamak.

Confine : Hasretmek. Kısıtlamak. Tahdit etmek. Kapatmak. Hapsetmek. Toplamak. Sınırlandırmak. Kapamak. Tutmak.

Lie in synonyms : be in childbed.