Liverpool deneyi nedir, Liverpool deneyi ne demek

Liverpool deneyi; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Sodyumun atom kütlesinin 24 alındığı, buna göre %97,5 lik sodyumhidroksidin %100 olarak alındığı ticari kostik sodanın titrasyonla değerlendirilmesinde kullanılan bir yöntem.

Liverpool deneyi anlamı, kısaca tanımı

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe

Liver : Tabanca.

Deney : Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.

Değerlendirilme : Değerlendirilmek işi, kıymetlendirilme.

Kostik soda : Sabun üretiminde de kullanılan sodyum hidroksitin ticari adı.

Titrasyon : Çözelti içindeki bir maddenin derişimini bulmak için, onunla tepkime verebilen derişimi bilinen bir çözeltiden belirli hacimlerde ekleyip, tepkimenin bitim noktasını çözeltinin bazı özelliklerindeki (renk degişimi, çökme, iletkenlik v.b) değişimi gözleyerek gerçekleştirilen bir analiz yöntemi. Bir solüsyonun belli bir ölçüye göre ayarlanması. Konsantrasyonu bilinen bir çözeltiyle bilinmeyen bir çözeltinin eşdeğerlik noktasına kadar karışımını sağlayarak harcanan standart çözelti miktarından konsantrasyonu bilinmeyen çözeltinin konsantrasyonunun bulunması yöntemi. Belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısını belirlemek için gerçekleştirilen deney.

 

Sodyum : Atom numarası 11, atom ağırlığı 22,990, yoğunluğu 0,971 olan, 97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında, doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan, beyaz, parlak, mum gibi yumuşak bir element (simgesi Na).

Ticari : Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.

Kostik : Hayvan ve bitki dokularını yakan, aşındıran.

Yöntem : Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika. Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot.

Alındı : Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Kütle : Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın. Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren katsayı veya nesne niceliği. Kitle.

Sodan : Küçük kenarlı bakır tepsi. Karavana. Yumurta tavası.

 

Buna : Pınar. Buraya. Bunu.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Soda : Sindirimi kolaylaştırmak, susuzluğu gidermek, içkileri sulandırmak için kullanılan, içinde sodyum karbonat bulunan, köpüren su. Temizlik işlerinde kullanılan bir çeşit tuz.

Göre : Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.

Titr : San.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Diğer dillerde Liverpool deneyi anlamı nedir?

İngilizce'de Liverpool deneyi ne demek ? : liverpool test