Locale türkçesi Locale nedir
- Olay yeri.
- Yer (bir olayın geçtiği).
- Yerel.
- Yer.
- Özellikle belirli bir olayın oluştuğu veya geçtiği yer.
- Yerel ayarlar.
- Bir olayın geçtiği yer.
- Yöre.
- Mahal.
- Yerel ayar.
Locale ingilizcede ne demek, Locale nerede nasıl kullanılır?
Index locale : Yerel dizin.
Locales : Olay yeri. Yer. Mahal.
Local address : Yerel adres.
Local administration : Yerel yönetimler. Mahalli idare. Yerel yönetim. Mahalli idareler.
Local amyloidosis : Bir organ veya dokuda sınırlı bir alanda amiloid maddesinin hücre dışı birikimi. kedilerde şeker hastalığında pankreasın langerhans adacıklarında, medullar tiroit adenokarsinomu ve feokromositom gibi tümörlerde görülür. Yerel amiloidozis.
Local anesthetic : Lokal anestezi. Lokal anestetik. Yerel uyuşturucu. Lokal anastezik. Lokal anestezik. Vücudun belirli bölgesini uyuşturan anestetik.
Local average : Yerel ortalama.
Local authorities : Yerel yönetim. Yerel kurul veya meclis. İlçe veya belediye meclisi. Bir yerleşim yerini yöneten resmi kurum. Belediye zabıtası. Yerel merciler. Yerel yetkililer. Yerel yönetimler. Yerel makamlar.
Local anaesthetic : Lokal anestezi. Lokal anestezide kullanılan ilaç. Lokal anestetik. Lokal anestezik.
Local attached : Yerel bağlı.
İngilizce Locale Türkçe anlamı, Locale eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Locale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scene of crime : Cinayet işlenen yer.
Theatre : Tümcül tiyatro. Meydan. Ameliyathane. Gösteri evi. Oyunevi. Alan. Sahne. Tiyatroyu, bütün sanat dallarıyla uyumlu bir biçimde kaynaştırarak ortaya çıkartmayı doğru bulan tiyatro anlayışı. Sinema salonu.
Indigenous : Yöreye özgü. Doğal. Yerli. Bir yere özgü. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Fıtri. İçkaynaklı. Tabii.
Settings : Dizme. Testere diş çaprazını ayarlama. Hikayenin geçtiği yer. Düzenleme. Set. Bileme. Sertleşme (çimento vb.). Çerçeve. Ayarlar. Beste.
Territorial : Karasal. Mülki. Bölgesel. Araziye ait. Gönüllü asker. Belirli bir bölgeye ait. Kara. Ülkesel. Karada olan.
Crime scene : Suç mahalli. Suç yeri.
Neighborhoods : Komşuluk ilişkileri. Konu komşu. Merkezi yer. Civar. Komşular. Muhit. Çevre. Yakın. Mahalle.
Catchall : Geniş kapsamlı şey. Çanta. Sepet. Öteberi çantası. Kap. Öteberi torbası. Hurç.
Bin : Ambarlamak. Ambar. Çöp kovası. Çöp kutusu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çöpe atmak. Bidon. Tımarhane. Tahıl saklamak için kullanılan kap. Kömürlük.
Localities : Bölge. Mekan. Mevki. Muhit. Civar. Mevzi. Şehir.
Locale synonyms : occasion, footings, district, neighbourhood, glebe, party, localised, floor, asl, steads, binned, country, neighborhood, place, abode, catchalls, scene, area, regions, territorials, districted, scenes, region, regionals, precincts, local, earth, zonary, places, geo, stead, footing, steadings.
Locale ingilizce tanımı, definition of Locale
Locale kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A place, spot, or location.

Bu kısımda Locale kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Locale ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Locale anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Locale ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.