Malokluzyon nedir, Malokluzyon ne demek

Malokluzyon; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Alt ve üst çene arasındaki temas bozukluğu nedeniyle dişlerin kusurlu kapanışı. Çene kapalı iken alt ve üst dişler çiğnemeyi etkileyecek biçimde birbirine temas edemez.

Malokluzyon hakkında bilgiler

Diş kapanış bozuklukları, alt ve üst dişler en fazla temas konumundayken, alt birinci büyük azının üst birinci büyük azıya göre önde veya arkada olmasına bağlı olarak görülen durumlardır. Normalde yarım küçük azı çapı kadar önde olması gereken alt birinci büyük azı daha önde olursa Sınıf III, daha arkada olursa Sınıf II kapanış bozukluğundan bahsedilir. Alt ve üst büyük azılar ilişkisi normal ama ön dişlerde konum bozukluğu varsa bu durum Sınıf I kapanış bozukluğu olarak tanımlanır.

Malokluzyon anlamı, kısaca tanımı

Üst çene : Çenenin üst bölümü, üst dudağın bulunduğu yöndeki çene. Mengenenin V biçimli, üzerinde yiv ve setler bulunan çenesi

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Üst diş : Üst damak üzerinde sıralanan dişlerin her biri.

Kusurlu : Kusuru olan.

Çiğneme : Çiğnemek işi.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

 

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Kapanış : Kapanma işi.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Çiğnem : Çiğnemlik.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

Kusur : Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Çiğne : Omuz.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Diğer dillerde Malokluzyon anlamı nedir?

İngilizce'de Malokluzyon ne demek ? : malocclusion