Mancılık nedir, Mancılık ne demek

Mancılık; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çiçekinciri.

[Bakınız: mancır].

Kaldıraç.

Yıkılacak durumdaki evlere yapılan ağaç destek.

Bir yapının temeli onarılırken çökmemesi için damın altına dikey olarak konulan kalın direkler.

Ham incir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Balıkesir ilinde, Danişment bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Kastamonu şehri, Seydiler belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sivas şehrinde, Kangal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Teknik terim anlamı:

Mancınık.

Hereni de denilen büyük bakır kap.

Mancılık kısaca anlamı, tanımı

Mancı : Düğün, mevlit ve yemekli toplantılar için yapılan yemek. Yıkılacak durumdaki evlere yapılan ağaç destek

Mancıl : Ham incir.

Balıkesir : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Danişment : Tanzimattan önce, kadıların yanında yetişmek üzere görevlendirilen kimse. Bilgili. Sahn Medreselerinde oda sahibi olabilen öğrenci.

Kastamonu : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Seydiler : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Mancınık : Top yapımının bilinmediği çağlarda, kale kuşatmalarında, ağır taş gülle fırlatmakta kullanılan basit bir savaş aracı. İpekçi çıkrığı.

Kaldıraç : Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk, manivela.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Mancır : İncir ağaçlarında, asıl meyveden önce olup dökülen incir. Yabanıl incir, erkekincir. Ham incir. Taştan yapılmış yayla evi. Olgunlaşmamış incir. İncir çiçeği. Muhacir.

Kangal : Tel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılmış olan bağ. Sivas iline bağlı ilçelerden biri. Deve dikeni. Bu biçimde bükülmüş şeylerin her bir halkası.

Temeli : Yalnız, tek : Temeli birücük uşağı var.

Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

Hereni : Tencere. Kazan. [Bakınız: harana]. Çocukların birbirlerinin üzerinden atlayarak oynadıkları bir çeşit oyun. Kazanın küçüğü veya orta boy tencere. [Bakınız: haranı]. Küçük kazan.

Heren : Tencere. Eskiyen eşyalardaki delik, yırtık. Sakaların omuzlarında su taşımak için kullandıkları sırık, omuzluk. Omuzluk; çiğindirik.

İncir : Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica). Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı.

Daniş : Bilgi, bilim.

Diğer dillerde Manchesterzayıflama hastalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Manchesterzayıflama hastalığı ne demek ? : manchester wasting disease