Mikroaerofil bakteriler nedir, Mikroaerofil bakteriler ne demek

Teknik terim anlamı:

Üremek için atmosferdeki oksijen miktarından daha az oksijene gereksinim duyan, katı besiyeri yüzeyindeki havaya maruz kaldıklarında ölen, anaerop ortamda hiç üreyemeyen veya çok az üreyebilen bakteriler.

Mikroaerofil bakteriler anlamı, tanımı

Mikroaerofil : Normal atmosferik oksijen varlığında (% 21) gelişemeyen ancak, gelişmesi için az miktarda (% 5 kadar) oksijene gerek duyan mikroorganizmalar, mikroaerobik

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

Atmosfer : Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

 

Üremek : Canlı, doğup çoğalmak. Yetişmek. Çoğalmak, artmak.

Havay : Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

Maruz : Bir olayın, bir durumun etkisinde veya karşısında bulunan. Arz edilen, sunulan, verilen.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Besi : Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Ölen : Ulan anlamında seslenme ünlemi : Ölen Mustafagelsene!. Öğle, gün ortası. Çiçekli çayır. Öylen. Öğle, bk. övle, öyle. müteveffâ. Çiçek açmış çayır. Şarkı. Sulak arazi. Nemli, yaş.

Oksi : Oksijen köprüsünü (-O-) gösteren ön ek, ara ek, son ek. Örneğin ; etoksi, metoksi, vb.

Diğer dillerde Mikroaerofil bakteriler anlamı nedir?

İngilizce'de Mikroaerofil bakteriler ne demek ? : microaerophilic bacteria