Mon nedir, Mon ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Asık yüzlü, yüzü gülmeyen.

Mon hakkında bilgiler

Monlar (Tayca: มอญ), Güneydoğu Asya'da yaşıyan bir halktır. Burma ve Tayland'da yaşamaktadırlar.

Mon anlamı, tanımı

Güneydoğu : Güneyle doğu arasındaki yön

Yaşıyan : Işıldayan, parlayan.

Yaşamak : Canlılığını, hayatını sürdürmek. Sağ olmak. Varlığını sürdürmek. Oturmak, eğleşmek. Geçinmek. Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak. Görüp geçirmek, başından geçmek. ... yaşında bulunmak: On yaşıyor. Hayatını idame ettirmek.

Taylan : Çok yağmur yağmasına karşın işlenebilir durumda toprak. İnce, kibar, güzel, uzun ve düzgün boylu. Çok yağmur yağmasına karşın işlenebilir durumdaki toprak.

Yaşama : Yaşamak işi.

Tayla : [Bakınız: Taylak].

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Gülme : Gülmek işi. Kahkaha.

Burma : Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.

 

Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

Yaşı : Küçük çocuklarda, pislikten oluşan bir deri hastalığı.

Yaşa : Hoşnutluk, sevinç ve benzerleri duyguları anlatmak için söylenen bir söz, yaşasın, ole. Ak koyunların üstüne süs ya da im olarak sürülen kırmızı boya. Kırmızı toprak. “Sağlıklı ol, varlığını sürdür, rahat bir yaşamın olsun” anlamında kullanılan bir isim”.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

Asya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Asık : Somurtkan. Asılı.

Güne : Çok güneş alan yer.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Mometazon furoat anlamı nedir?

İngilizce'de Mometazon furoat ne demek ? : mometazone furoate