Mutating türkçesi Mutating nedir

Mutating ingilizcede ne demek, Mutating nerede nasıl kullanılır?

Commutating switch : Değiştirme anahtarı. Komütasyon anahtarı.

Commutating zone : Komütasyon bölgesi.

Mutation : Bir organizmanın genetik unsurlarında görülen ani ve katılımsal değişim. Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı. Mutasyon. Soydeğişim. Dönüşme. Dönme. Tadilat. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Değişi. Dönüşüm.

Mutation theory : Halkbilim ürünleriyle olaylarının hiçbir dış etken olmadan kendiliklerinden değişeceklerine ilişkin kuram. bk. değişi. Değişi kuramı.

Mutational : Değiştirme ile ilgili. Değişmeye ait. Mutasyonla ilgili. Değişime ait. Değişimle ilgili.

Mutations : Değişim. Mutasyon. Dönüşüm.

Chromosome mutation : Kromozomların sayı ve yapısında, trizomi, duplikasyon, kopma, dönme, eklenme vb. olaylarla ortaya çıkan değişiklikler. Kromozom mutasyonu. Kromozom mütasyonu.

Mutationism : Mutasyonizm. Biyoloji, sosyoloji alanlarında kullanılır. Değişinimcilik. Evrimde, yeni türlerin meydana gelmesi için mutasyonun önemli bir faktör olduğunun kabul edilmesi teorisi. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değşinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı. Değşinimcilik. Değişimcilik.

 

Chromosomal mutation : Bir kromozomun büyük bölgelerini etkileyen bir mutasyon. Kromozomal mutasyon.

Back mutation : Mutasyona uğramış genin tekrar normal duruma dönmesi. Özedeğişim. Öze dönüm. Geri mutasyon. Öze değişim. Mutasyona uğramış genin normal haline dönmesi.

İngilizce Mutating Türkçe anlamı, Mutating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mutating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Projecting : İz düşürmek. Çıkıntı oluşturmak. Pörtlek. Taşkın. Planlamak. Çıkıntılı. Çıkık olmak. Yansıtmak. Projesini hazırlamak. Çıkık.

Protruding : Dışarıda. Fırlak. Pörtlek. Dışa çıkık. Çıkıntılı.

Changes : Değiştirmek. Bozdurmak. Takas etmek. Dönüşmek. Haline gelmek. Üzerini değişmek. Bozmak. Aktarmak. Değişiklikler.

Interbreeding : Irkların karışması. Irk karışımı. Yakınlarıyla birleştirmek. Melezlemek.

Sexual activity : Cinsel aktivite. Seksle alakalı faaliyetler. Cinsel faaliyet.

Crossing : Kesit. Deniz yolculuğu. Kesme. Üzerinden geçme. Geçişme. Geçiş. Geçit. Kavşak. Kesişme. Yaya geçidi.

Cross : Haç. Düzenbaz. Çarmıh. İkili te. Geçişmek. Kesişen. Aksi. Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. Borudan iki yana kol almakta kullanılan bağlantı parçası. Çaprazlama.

 

Projected : Öngörülmüş. Pörtlek. Planlamak. Tasarlanmış. Planlanmış. Fırlatmak. Tasarlamak. Çıkık olmak. Öne sürülen. İz düşürmek.

Amending : İyileşmek. Değiştirme. Düzelmek. Düzeltmek. İyileştirmek. Değiştirmek (kanun vb).

Servicing : Çiftleştirmek (kısrak). Hizmet vermek. İkmal. Hizmet. Bakım. Genel bakım. Hizmete hazırlama. Müşteriye bakmak. Yardım etmek. İşletmede tutma.

Mutating synonyms : sex activity, disassortative mating, assortative mating, sexual practice, sticking out, sexual union, hybridization, alters, hybridisation, alter, union, amend, crossbreeding, altering, coupling, sticking, alternated, relieved, change, service, chop about, inbreeding, barters, pairing, sex, bartered, be in a state of flux, conjugation, barter, protrusive, alternate, amended, hybridizing.

Mutating zıt anlamlı kelimeler, Mutating kelime anlamı

Intrusive : İzinsiz giren. Sırnaşık. Davetsiz. Kullanışsız. Elverişsiz. İzinsiz ve davetsiz giren. Zorla içeri giren. Araya giren. Zorla giren. Mütecaviz.

Mutating antonyms : disassortative mating, assortative mating.