Nefrokalsinozis nedir, Nefrokalsinozis ne demek

Nefrokalsinozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kanda kalsiyum düzeyinin aşırı düzeyde yükselmesi ve adenil siklazın inaktivasyonu sonucu tubulus bazal zarları ve epitelinde başlayan, daha sonra glomerulusları etkileyen böbrek kireçlenmesi, hiperkalsemik böbrek hasarı.

Nefrokalsinozis anlamı, tanımı

Hiperkalsemik böbrek hasarı : Nefrokalsinozis

Hiperkalsemi : Kanda aşırı kalsiyum bulunması, kalsemi. Parathormonun aşırı salınımıyla kemik dokudan kana kalsiyum verilmesi sonucu plazma kalsiyum seviyesinin aşırı artışı, kalsemi, hiperkalsinemi.

İnaktivasyon : Mikrobik etkenin bazı kimyasal veya fiziksel ajanlarla işlem yaptırılarak öldürülmesi veya inaktive edilmesi işlemi.

Glomerulus : [Bakınız: yumakçık]. Böbrekteki nefronların bowman kapsülü içinde bulunan ve kanın süzülmesinden birinci derecede sorumlu olan kılcal kan damarları ağı. Yumakçık. [Bakınız: yumakcık].

Kireçlenme : Kireçlenmek işi. Organik dokuların içinde kireç birikmesi durumu. Organik dokularda kalsiyum tuzlarının birikmesi sonucu biçimlenen sertleşme, kalsifikasyon.

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

 

Yükselme : Yükselmek işi, itila. Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi. Terfi. Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması.

Tubulus : Borucuk.

Epitel : Tek veya çok hücreden oluşan, vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku, epitelyum.

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek.

Kanda : Değirmen bendi. Nerede, nereye.

Aşırı : Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.

Bazal : Bazı çok olan (tuz). Bazın özelliklerini taşıyan (madde).

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Hasar : Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar.

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Diğer dillerde Nefrokalsinozis anlamı nedir?

İngilizce'de Nefrokalsinozis ne demek ? : nephrocalcinosis