Oğra nedir, Oğra ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Açılan yufkanın yapışmaması için üstüne serpilen un.

Çorak topraklı tarlaların üstünde oluşan tuz gibi beyazlık.

Oğra kısaca anlamı, tanımı

Oğrah : İki yolun birleştiği yer, geçit yeri. Nedeni bilinmeyip cinlerin çarptığına inanılan hastalık. Yol üstünde dinlenme, konaklama yeri. İstasyon, iskele ve benzerleri taşıt bekleme yeri

Oğrak : İstasyon, durak, çok uğranılan yer, uzun yollardaki dinlenme yerleri. Nedeni bilinmeyip cinlerin çarptığına inanılan hastalık. Yol üstünde dinlenme, konaklama yeri. İstasyon, iskele ve benzerleri taşıt bekleme yeri. [Bakınız: oğrah]. İnanışa göre cin, peri çarpması. İnanışa göre cin peri topluluğu. Orak.

Oğramak : Başvurmak. Uğramak.

Oğraş : Savaş.

Oğraşmak : Uğraşmak.

Beyazlık : Beyaz olma durumu. Ağartı.

Topraklı : İçine toprak karışmış. Ekecek toprağı olan (köylü).

Yapışma : Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Beyazlı : Beyazı bulunan.

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

 

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Serpil : Çapaşır sepeti. “İyi geliş, büyü, güzelleş” anlamında kullanılan bir isim”.

Topra : Torba.

Yapış : Yapma işi.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Yufka : Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü. Zayıf, ince, dayanıksız.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Çorak : Verimli olmayan (toprak). Verimsiz, kısır. Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. Acı (su).

Diğer dillerde Oğlanbaşlığı anlamı nedir?

İngilizce'de Oğlanbaşlığı ne demek ? : dowry