Obstetrik nedir, Obstetrik ne demek

Obstetrik; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Doğum ve gebelikle ilgili olan.

Obstetrik hakkında bilgiler

Obstetrik, doğum ve doğum sonrası dönemde tüm kadın üreme yollarıyla ve doğan çocukların bakımı ile ilgilenen tıbbi uzmanlık alanıdır.

Obstetrik tanımı, anlamı

Obstetrik forsep : Doğum sırasında yavru ve anaya zarar vermeden yavrunun tutulup çıkarılmasına yarayan aygıt

Doğum sonrası dönem : Doğum veya yavru atma sonrası genital kanalın gerek morfolojik gerekse fonksiyonel olarak gebelik öncesi durumuna geri dönme süreci, lohusalık, puerperyum, postpartum dönemi. Bu süreçte tüm türlerde ortak olarak döl yatağının involüsyonu, endometriyumun yenilenmesi, döl yatağındaki bakteriyel bulaşmanın elimine edilmesi olayları biçimlenir. Yavrunun, doğduktan sonraki yaşamı, postnatal dönem.

Uzmanlık : Uzman olma durumu, uzmanın görevi, mütehassıslık, ihtisas, kompetanlık.

Gebelik : Gebe olma durumu, hamilelik. Döllenme ile doğum arasında geçen süre. Minnet altında kalma.

Gebeli : Malatya kenti, Taşdelen bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tokat şehri, Almus ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

 

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Tıbbi : Tıpla ilgili, hekimlikle ilgili.

Uzman : Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan (kimse), mütehassıs, kompetan. Bilirkişi. Belli bir bilim dalında lisansüstü öğrenim derecesine sahip kimse, spesiyalist.

Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

Alanı : Şeftali, kayısı, armut gibi meyvaların ceviz ve şeker karıştırılıp ipe dizilen ve güneşte kurutulan ezmesi.

Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

Doğan : Kartalgillerden, sırtı kül rengi ve enine çizgili, küçük kuş, fare vb. ile beslenen ve alıştırılarak kuş avında kullanılan yırtıcı bir kuş (Falco peregrinus).

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

 

Doğum : Doğma işi, tevellüt, veladet. Bir kimsenin doğduğu yıl.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

Gebe : Karnında yavru bulunan (kadın veya hayvan), yüklü, hamile, iki canlı, aylı. Bir birikim sonucu ortaya çıkması beklenen (durum veya olaylar). Minnet altında kalan. İçinde oğulcuk veya dölüt bulunan (döl yatağı).

Diğer dillerde Obstetrik anlamı nedir?

İngilizce'de Obstetrik ne demek ? : obstetric