Oküler plak nedir, Oküler plak ne demek

Oküler plak; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Denizkestanelerinde ambulakral bölgenin amis yakınında sonlandığı beş küçük ve deliksiz plâktan her biri.

Zooloji'deki anlamı:

Denizkestankelerinde ambulakral bölgelerin anüs yakında sonlandığı 5 küçük ve deliksiz plakdan herbiri.

Teknik terim anlamı:

Deniz kestanelerinde ambulakral bölgenin anüs yakınında sonlandığı beş küçük ve deliksiz plaktan her biri.

Oküler plak tanımı, anlamı

Oküler : Optik aletlerinde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi

Plak : Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak. Metal nesne, plaka.

Denizkestaneleri : Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumundan, küre, yürek ya da disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plâkların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denen özel bir çene sistemleri görülen, bayağı denizkestanesi (Echinus esculentus) türü ve sidaris (Cidaris) cinsi iyi bilinen bir sınıf. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinden, küre, yürek veya disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plakların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denilen özel bir çene sistemleri görülen bir sınıf. (Echinoidea), iyi bilinirler.

 

Deliksiz : Deliği olmayan.

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Yakında : Yakın bir yerde. Son günlerde. Çok geçmeden.

Kestane : Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa). Kestane rengi. Bu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi.

Yakın : Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Uzak olmadan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Uzak olmayan yer. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Delik : Dar, küçük açıklık. Cezaevi. Delinmiş olan. Dar, küçük çukur. Küçük hayvan yuvası.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

 

Herbi : Her bir.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Herb : Arapça kökenli harb: harb.

Yakı : Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Oküler plak anlamı nedir?

İngilizce'de Oküler plak ne demek ? : ocular plate