Ookist nedir, Ookist ne demek

Ookist; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Bir hücreli sporozoonlarda konjugasyon yapan iki gametin çevresinde oluşan kist.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sporozoan protozoonların yaşam sikluslarında görülen içerisinde sporogoni sonucunda oluşan sporokistlerin ve sporozoitlerin bulunduğu kapsüllenmiş veya kistlenmiş zigot.

Teknik terim anlamı:

Bir hücreli sporozoonlarda konjugasyon yapan iki gametin çevresinde oluşan kist.

Ookist tanımı, anlamı

Ookist artığı : Ookist içerisinde bulunan ancak sporokist içerisinde bulunmayan biçimsiz kitle

Konjugasyon : [Bakınız: birleşme]. Doymamışlık merkezlerinin birbirine bağlanması. Proteinler gibi büyük moleküllerin diğer bileşiklerle birleşmesi. Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması. İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi. Bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla DNA değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç.

 

Bir hücreli : Yapısı tek bir hücreden oluşan (hayvan veya bitki), bir gözeli, tek hücreli.

Sporokist : Reprodüktif hücreler veya sporlar içeren herhangi bir kist, kese veya zar. Digenetik trematodların yaşam sikluslarında mirasidyumları metamorfoz dönemlerinde üretilen ve redilerin oluştuğu germinal kese benzeri evre. Belirli koksidiyan protozoonların yaşam sikluslarında sporoblastlardan oluşan ve sporozoitlerin oluşumundan sorumlu evre.

Sporozoit : Bir hücreli sporozoonlarda sporosisten çıkan sporlar. Sıtma (Malarya) hastalığında, konak sivrisineğin tükrük bezlerinde oluşan ve insanlara taşınan evre. Haploit hücrelerden oluşan parazitik protozoonların zigotlarının mayoz bölünmesi sonucunda oluşan yapı. Bu enfektif hücreler konak dokularını istila ederek aseksüel üreme sonucunda merezoitleri ve sonuç olarak gametositleri oluştururlar. Sporogoni sonucunda oluşan kız hücre. Gregarine ve koksidiyan protozoonların sporogoni sonucunda oluşan uzun, hareketli ve enfektif evreleri. Koksidiya sporokistlerinin içerisindeki muz biçimindeki hareketli yapılar. Haploit hücrelerden oluşan paraziter protozoonların zigotlarının mayotik bölünmesi sonucunda oluşan yapı.

Sporogoni : Bir hücreli hayvanlardan sporlularda görülen ve asalağın başka konaklara geçmesini sağlamak üzere eşeyli üreyen döl. Coccidia, Gregarine ve Microsporidia türlerinde görülen eşeysiz üreme. Sporlanma. Protozoonlarda sporontun sporokist ve sporozoitlerin oluşumuyla sonuçlanan sporantın çoğa bölünmesi. Birgözeli hayvanlardan sporlularda görülen ve asılağın başka konaklara geçmesini sağlamak üzere eşeyli üreyen döl.

 

Protozoon : Bir hücreli. Protozoonlara ait.

Sporozoon : Apicomplexa (özellikle Sporozoea sınıfı), Ascetospora, Microspora ve Myxozoa şubelerinde bulunan herhangi bir protozoon. Apicomplexa, Ascetospora, Microspora ve Myxozoa şubelerine ait.

Sporozoa : Sporozoon kelimesinin çoğulu. Apicomplexa. [Bakınız: sporlular]. Protozoaya ait, tek hücreli, haraketsiz, genelde parazit olarak yaşayan organizmaları içeren bir sınıf.

Hücreli : Hücresi olan.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Siklus : Belli aralıklarla aynı biçimde yinelenen olayları kapsayan dönem.

Kapsül : Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

Gamet : Erkek ya da dişi üreme hücresi.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Diğer dillerde Ookist anlamı nedir?

İngilizce'de Ookist ne demek ? : oocyst