Ototrofik göl nedir, Ototrofik göl ne demek
Teknik terim anlamı:
Karasal kaynaklı organik maddelere ek olarak kendi içerisinden de organik madde oluşturabilen göller.
Ototrofik göl anlamı, tanımı
Göl : Oluşması genellikle tektonik, volkanik ve benzerleri olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü. Yapay su birikintisi. Ziraat yapılan büyük tarla. Yüksek yerden dökülen suyun oyduğu yer, çukur. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Samsun şehrinde, Beşpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi
Ototrof : Özbeslenen.
Ototrofi : Öz beslenme.
Organik madde : Doğal olarak bulunmayıp organizmada metabolizma sırasında meydana gelen maddeler. Doğal olarak bulunmayan, hayvan veya bitki organizmalarından elde edilen yapısında karbon içeren maddeler. Weende yöntemine göre yapılan yem analizlerinde, kuru maddeden kül miktarının çıkarılmasıyla bulunan protein, yağ ve karbonhidrat gibi maddeler.
Kaynaklı : Belli bir kaynaktan gelen. Kaynak yapılmış. Eğlenceli. Kaynak yapılmış olan. Ağrı ilinde, Hamur ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kilis şehrinde, Musabeyli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa ilinde, Çamlıdere nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Karasal : Karayla, toprakla ilgili, berri.
Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).
Karasa : Uzun sırık.
Göller : Ağrı şehrinde, Doğubayazıt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum kenti, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzincan ili, Çayırlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehrinde, Üzümlü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Erzurum kenti, Halilçavuş bucağına bağlı bir yer. Karabük ilinde, Eflâni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Malatya kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehrinde, Çatalpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ilinde, Kabalı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kaynak : Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir şeyin çıktığı yer, menşe.
İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.
Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.
Gölle : Suda kaynatılmış buğday, mısır, fasulye, nohut ve benzerleri tahıllar. Aşure. Bir çeşit irmik tatlısı. Nohut, mısır ve buğdayı acı biberle karıştırıp pişirerek yapılan yağsız bir çeşit çorba. Çok uyuyan kişi. Bilye.
Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.
Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.
Karas : Büyük küp.
Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.
Kend : Kasaba, şehir.
Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).
İçer : Oda, oturma odası.
Diğer dillerde Ototrofik göl anlamı nedir?
İngilizce'de Ototrofik göl ne demek ? : autotrophic lake

Bu kısımda Ototrofik göl nedir? Ototrofik göl ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ototrofik göl tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ototrofik göl hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.