Out of season türkçesi Out of season nedir

  • Satın alınmaz.
  • Satın alınamaz.
  • Vakitsiz.
  • Turfanda.
  • (meyve veya sebze) sezonunda olmama veya sezonu olmama veya sezonunda değil.
  • Mevsimsiz.
  • Zamansız.
  • Yersiz.

Out of season ingilizcede ne demek, Out of season nerede nasıl kullanılır?

Out : Bayılmak. Yanmak. Dışarıda. Çıkarmak. Meydana çıkmak. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Nakavt etmek. Dışarı atmak. Dışarı.

Of : Nin. -den. Den. -nın. -li. Karşı. Yüzünden. İle ilgili. -in. Hakkında.

Season : Mevsim. Güneş'in yıllık devinmesinde eşlek ile dönenceler (yaz ve kış dönenceleri) arasında geçirdiği zaman aralıklarının her biri . bir yılda dört mevsim vardır: ilkbahar, yaz, sonbahar, kış.

Be out of season : Mevsimi bitmiş olmak.

Hunt out of season : Av mevsimi dışında avlanmak.

Out of breath : Nefes nefese. Nefesi kesilmiş. Nefessiz. Soluk soluğa. Soluğu kesilmiş. Soluğu kesilmiş bir halde. Soluksuz.

Out of action : Sakatlanmış. Kullanımdan çıkarılmış. Saf dışı (oyuncu veya asker). Kullanım dışı. İşlemeyecek hale gelmiş. Kullanılmaz halde. Çalışmaz halde.

Out of : -siz. -den uzak. -den dışarı. Dışına. -in dışında. -dan. -da.....-ı -den....-ü -nin haricinde veya (oran olarak). Arasından. -sız. Dışında.

Out of agenda : Gündem dışı.

Out of band signaling : Bantdışı imleşim.

 

İngilizce Out of season Türkçe anlamı, Out of season eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Out of season ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Timeless : Ebedi. Zamandan münezzeh. Değişmeyen. Belirli bir çağa ait olmayan. Fiilin sürekli olarak yapıldığını, halen yapılmakta olduğunu veya yapılacağını belirten zaman ve kip. türkçede bu kip -ar, (ı)r/-(u)r ekleri ile kurulur: || tek. şah. yaz-ar-ım, ver-ir-im, || tek. şah. yaz-ar-sın, ver-ir-sin, || tek. şah. yaz-ar, ver-ir, || çokl. şah. yaz-ar-ız, ver-ir-iz, || çokl. şah. yaz-ar-sınız, ver-ir-siniz, || çokl. şah. yaz-ar-lar, ver-ir-ler; || oku-r-um, oku-r-sun, oku-r, oku-r-uz, oku-r-sun-uz, oku-r-lar gibi. Geniş zaman kipi. Zamanı belirsiz. Sonsuz.

Baseless : Esassız. Asılsız. Sağlam temellere dayanmayan. Mesnetsiz. Köksüz. Temelsiz. Dayanaksız. Gerekçesiz. Sebepsiz.

Discursive : Yeltek. Tutarsız. Düzensiz. İnsicamsız. Konudan konuya geçen. Daldan dala atlayan. Hercai. Dolambaçlı. Gidimli.

Inconvenient : Zahmetli. Elverişsiz. Sakıncalı. Külfetli. Münasebetsiz. Sıkıntı veren. Zor. Uygun olmayan. Uygunsuz.

Impertinent : Kendini bilmez. Her şeye burnunu sokan. Saçma. Münasebetsiz. Küstah. Terbiyesiz. İlgisiz. Densiz. Saygısız. Kaba.

Tideless : Gel git olmayan. Gelgitsiz. Eğilimsiz. Met cezir olmayan. Met ve cezirin olmadığı. Akımsız.

Unending : Tükenmez. Bitmek tükenmek bilmez. Bitmeyen. Bitmek tükenmek bilmeyen. Bitmez tükenmez. Sürekli. Sonu gelmez. Sonsuz.

All too soon : Pek erken. Peki. Çek erken. Çok erken.

Newing : Görülmemiş. Yeni. Gıcır. Değişik. Yeni tarihli. Taze. Acemi. Keşfedilmemiş.

 

Incongruous : Tutarsız. Aykırı. Uygunsuz. Farklı. Bağdaşmaz. İnsicamsız. Acayip. Uyuşmaz. Birbirine uymayan. Saçma.

Out of season synonyms : untimelier, premature, digressive, worth a fortune, untimely, seasonless, unobtainable, inappropriate, inapposite, inconsequential, unearthly, idle, homeless, new, very early, idlest, inopportune, inapt, unaffordable, ill timed, groundless, improper, unseasonable, beside the point.