Pagod nedir, Pagod ne demek

Pagod; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir kelimedir.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Mimarlık) (Hintçe bhagavati = kutsal ev) Birbiri üzerine konmuş saçaklı katlardan meydana gelme Hint ya da Çin tapınağı.

Pagod ile ilgili Cümleler

  • O bir pagodadır.
  • Bu pagoda parkın güney girişine yakın bir yerde bulunmaktadır.

Pagod anlamı, tanımı

Pagodit : Formülü 2Al2O3.K2O.3H2O.5SiO2 olan bir mineral madde

Pagoda : Çin, Japonya vb. Uzak Doğu ülkelerinde kule biçiminde yapılmış tapınak.

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Saçaklı : Saçağı olan.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Hintçe : Hint dili. Bu dille yazılmış olan.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Kutsal : Güçlü bir dinî saygı uyandıran veya uyandırması gereken, kutsi, mukaddes. Bozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen. Tanrı'ya adanmış olan, tanrısal olan. Tapınılacak veya yolunda can verilecek derecede sevilen, kutsi, mukaddes, lahut.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Katla : Kat, defa, kerre.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Mimar : Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.

Saçak : Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme.

Saça : Kefalın küçük yavrusu.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Hint : Hindistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Tapı : Tapınılan şey.

Diğer dillerde Pagod anlamı nedir?

İngilizce'de Pagod ne demek ? : pagoda