Papara koparmak nedir, Papara koparmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çevresini rahatsız edecek denli yüksek sesle bağırarak kavga etmek.

Papara koparmak tanımı, anlamı

Kopa : Ot ya da saman yığını, küme. Küpes

Koparma : Koparmak işi. Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.

Koparmak : Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak. Daldan, ağaçtan alıp toplamak. Güçlükle elde etmek. Zor kullanarak almak. Birlikte koşan yarışçıyı üstün bir çaba ile hızlanıp geçmek. Birden ve güçlü bir biçimde başlamak veya başlatmak.

Papa : Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.

Papara : Ekmek, peynir ve et suyu veya süt ile yapılmış olan bir yemek türü. Paylama. Orta oyununda zurna.

Yüksek ses : Uzaktan işitilecek nitelikte ses. Kuvvetli ses. İnce ses.

Rahatsız : Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Hasta, keyifsiz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Rahat : İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. Aldırmaz, gamsız. Kolay bir biçimde, kolaylıkla. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut. Sıkıntı ya da yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

Denli : "Kadar" anlamında üstünlük derecesini belirten bir söz. Ağırbaşlı, sözleri ve davranışları ölçülü olan (kimse).

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Etme : Etmek işi.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Diğer dillerde Papanicolaoutesti anlamı nedir?

İngilizce'de Papanicolaoutesti ne demek ? : papanicolaou’s staining method