Paris plasteri nedir, Paris plasteri ne demek

Paris plasteri; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Jips (CaSO4.H2O)'in ısıtılması ile oluşan ve su ile karıştırıldığı zaman ısı açığa çıkartarak hemen katılaşan kalsiyumsülfatın yarım kristal sulu hali bir madde (CaSO4.1/2H2O).

Kimya'da terim anlamı:

[Bakınız: alçı].

Paris plasteri anlamı, tanımı

Pari : Ara sıra, arada bir: Pari şuradan pari buradan

Plaster : Genellikle ciltteki yara vb. hasarların dış etkenlerden korunması veya tıbbi gereçlerin cilde sabitlenmesi için kullanılan yapışkan özellikte malzeme.

Karıştır : Karıştırmak.

Isıtılma : Isıtılmak işi.

Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).

Kristal : Billur. Billurdan yapılmış.

Krista : Mitokondrilerin iç zarının iç kompartımanına doğru olan ve üzerinde ATP sentetaz enzimi taşıyan uzantıları. Çeşitli organizmaların çeşitli organlarında bulunan hücrelerin mitokondri krista uzunlukları ve düzenlenmeleri farklılık gösterir. İç mitokondri zarının kendi içine doğru katlanması. İbik, ibik biçiminde çıkıntı. Kemiklerde dik ve sarp kenar. Bir organel olan mitokondriyonun iç zar katlanmaları.

 

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Hemen : Çabucak. Yalnız, sadece. Aşağı yukarı. Çok.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

 

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Açığ : İnat.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali.

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

Heme : [Bakınız: he mi]. Derhal, hemen. Çocuk oyunlarında hedef, kale, çukur. Öyle mi, değil mi. Amma. Hem.

Diğer dillerde Paris plasteri anlamı nedir?

İngilizce'de Paris plasteri ne demek ? : plaster of paris