Pass the time türkçesi Pass the time nedir
- Vakit geçirmek.
- Zaman harcamak.
Pass the time ile ilgili cümleler
English: What do you do to pass the time?
Turkish: Vakit geçirmek için ne yaparsın?
English: They chatted with each other to pass the time.
Turkish: Zaman geçirmek için birbirleri ile sohbet ettiler.
Pass the time ingilizcede ne demek, Pass the time nerede nasıl kullanılır?
Pass : Onaylanmak. Dinmek. Gezdirmek. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Devretmek. Aktarma. Geçiş izni. Geçmek. Pas vermek. Vermek.
The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.
Time : Müddet. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Ayarlamak. Kurmak. Kere. Zamanlamak. Tempo tutmak. -in zamanını ölçmek. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü.
Pass the time of day : Hasbıhal etmek. Zaman öldürmek. Muhabbet etmek. Selamlaşıp hoşbeş etmek. Zaman geçirmek. Laklak etmek. Oyalanmak.
Pass the time of day with : Günaydınlaşıp laflamak.
Pass the buck to : Sorumluluğu -e yüklemek.
Pass the ball : Pas vermek.
The time being : Şu andan itibaren. Şu anda. Halen. Şimdi. Şu an için.
Pass the sponge over : Sünger çekmek. Üzerine sünger çekmek. Unutmak.
Pass the hat : Parsa toplamak. Yardım toplamak.
İngilizce Pass the time Türkçe anlamı, Pass the time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pass the time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fool : Gülünç duruma sokmak. Oynatmak. Eğlenmek. Kandırmak. Budala. Oyalanmak. Ahmak. Maskaraya çevirmek. Salak.
Dawdled : İşi ağırdan almak. Ağır davranmak. Eğlenmek. Oyalanmak. Boşa geçirmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Aylaklık etmek. Sallanmak. Salınmak.
Spend time : Zaman geçirmek. Kalmak. Harcanılan zaman. Vakit harcamak.
To waste time : Geciktirmek. Ağırdan almak. Oyalanmak. Zamanı boşa harcamak. Tamamlanmamış bir görevi yerine getirmeksizin zamanın geçmesine sebep olmak.
Buy time : Geciktirmek. Vakit kazanmak. Zaman kazanmak.
Kill time : Zaman öldürmek. Zaman öldürücü. Sinek avlamak. Vakit öldürmek. Oyalayıcı. Zaman geçirmek.
Fool around : Aptalca davranmak. Dalgasına bakmak. At koşturmak. Maskaralık etmek. Şakalaşmak. Çevresine şakalar yapmak. Abesle uğraşmak. Aylak aylak dolaşmak. Tembellik etmek.
Dawdles : Eğlenmek. Aylaklık etmek. Salınmak. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Sallanmak. Oyalanmak. Ağır davranmak. Boşa geçirmek. İşi ağırdan almak.
While away the time : Vakit harcadı. Zaman geçirdi.
Pass the time synonyms : expend time, fooled, lollygag, lollygags, daff, pottering, potter, fiddle away, fools, fiddle around, pottered, dawdle, burn daylight, waste time.

Bu kısımda Pass the time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pass the time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pass the time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pass the time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.