Pense nedir, Pense ne demek

Pense; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Çeşitli biçim ve büyüklükte maşa veya kıskaç.
  • Birçok meslek dalında çeşitli nesneleri sıkmak, germek, kıvırmak, tutmak vb. işler için kullanılan değişik biçimlerde el aleti, pens

Pense hakkında bilgiler

Pense. Tutma, sıkma, bükme ve kesme işleri yapmaya yarayan el aleti. Kullanım alanı çok geniştir ve çok fazla çeşidi vardır.

Pense ile ilgili Cümleler

  • Bir penseye ihtiyacım var.
  • Penseyi alet kutusuna koy.
  • O pense işe yaradı.
  • Portakalların her biri 7 pens'e mal oldu.
  • Bana penseyi uzat.

Pense anlamı, tanımı:

Alet : Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç. Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Maşa.

Ayarlı pense : Vida, cıvata ve musluk aksamını sıkıştırmak amacıyla kullanılan, ağız açıklığı ayarlanabilen özel alet.

Fort pense : Küçük başlı vidaları sıkmakta kullanılan özel bir alet.

Pens : Kıskaç biçiminde iğne. Pense. Giysilerde bazı yerlerden içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm.

Biçim : Tarz. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

 

Büyüklük : Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyük olma durumu.

Kıskaç : Açılıp kapanan eğreti merdiven. Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ. Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç.

Meslek : Dizge. Çığır, okul, ekol. Uğraş. Öğreti. Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş.

Nesnel : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

Sıkmak : Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak. Silahla ateş etmek. Baskı altına almak, üzmek, bunaltmak, zorlamak. Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak. Dar gelmek. Yalan söylemek. Sıkıntı vermek. Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek.

Germek : Gergin duruma getirmek, gerginlik yaratmak, sinirlendirmek. Gergin bir şeyle örtmek. Bir şeyin uçlarından veya kenarlarından çekerek gergin duruma getirmek. Kol, bacak, uzatmak.

 

Tutma : Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Destekleme. Yanaşma. Tutmak işi.

Diğer dillerde Pense anlamı nedir?

İngilizce'de Pense ne demek? : [penser] v. think, reckon; guess, imagine; reflect; realize, figure; wonder

v. think, deliberate, conceive in the mind; believe; contemplate, consider; ponder, reflect

v. believe, imagine; reason, debate; guess; see; think

Fransızca'da Pense : pince [la]

Almanca'da Pense : n. Klemmer, Federzange

Rusça'da Pense : n. плоскогубцы (PL)