Pislikçi nedir, Pislikçi ne demek

Pislikçi; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimargo olarak kullanılır.

  • Ağza alınan bir miktar sarı leblebiyi çiğneyerek birinin üstüne püskürtüp üzerinde pislik olduğu bahanesiyle cebindeki paraları çalan kimse

Pislikçi tanımı, anlamı

Pislik : Kir. Dışkı, necaset. Pis olma durumu. Başkalarına zarar veren kimse. Kötü durum. Kötü, zararlı davranış ya da iş

Pislikçilik : Pislikçinin işi.

Pislikçil : Dışkısal.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Püskürtü : Lav.

Leblebi : Dış kabuğu çıkarıldıktan sonra fırında kavrulup çerez olarak yenen nohut.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Üstüne : İlişkin, üzerine, dair. Hesabına. -den sonra. Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz. -e göre, uygun olarak.

Bahane : Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.

Bahan : Bana.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

 

Çiğne : Omuz.

Cebin : Alın, yüz. Korkak.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Püskü : Tütsü, duman (Mucur). Bal alma sırasında arı kovanına duman püskürtmekte kullanılan aygıt. (Kemalpaşa İzmir).

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Baha : Şaşma, korku, pişmanlık, beğenmeme, öfke, acıma bildirir ünlem. Tepsi, fincan tepsisi. Şaşma bildirir ünlem. Ar. Güzellik, zariflik. Ar. Parıltı. Far. Kıymet, değer, paha.

Çiğn : Omuz.

Diğer dillerde Pislik sinekleri anlamı nedir?

İngilizce'de Pislik sinekleri ne demek ? : spiny legged flies