Precincts türkçesi Precincts nedir
Precincts ingilizcede ne demek, Precincts nerede nasıl kullanılır?
Pedestrian precinct : Yaya bölgesi.
Shopping precinct : Avm (alışveriş merkezi). (ingiliz ingilizcesi) alışveriş merkezi.
Precinct : Semt. Etrafı çevrili alan. Komşu çevre. Bölge. Ç.komşuluk. Belirli bir amaç için ayrılmış alan.
Pedestrian precint : Motorlu taşıt dolaşımına kapalı, yaya yollarından oluşan kent kesimi. Yayalar bölgesi.
Preciosities : Süslü anlatım. Özentili ifade. Aşırı incelik (dil). Yapmacıklık. Aşırı incelik.
Precipice : Yar. Sarp kayalık. Dik ve derin uçurum. Uçurum.
Precipices : Yar. Sarp kayalık. Dik ve derin uçurum. Uçurum.
Precious coral : Çok hücrelilerden (metazoa), sölenterler (coelenterata) alt bölümünün, knidliler (cnidaria) filumunun, mercanlar (anthozoa) sınıfından, ağaç biçiminde, rengi kırmızı, 200 m kadar derin kayalar üzerinde görülen, tropik ve ılık denizlerde yaşayan, akdeniz'de de bulunan bir tür. kırmızı mercan. Kırmızı mercan. Mercan.
Precious metals : Değerli madenler. Değerli metaller. Kıymetli metaller. Kıymetli madenler. Altın gümüş gibi kıymetli madenler. Geçmişte para olarak da kullanılan, altın, gümüş vb. kıt madenler. krş. mal para.
Preciousness : Kıymetli oluş. Değerlilik. Pahalılık. Değer. Kıymet. Özentili anlatım. Aşırı incelik.
İngilizce Precincts Türkçe anlamı, Precincts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Precincts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Constituencies : Aboneler. Destek grupları. Müşteriler. Seçmenler. Seçim bölgesi halkı.
Environment : Bireyi etkileyen canlı ve cansız varlıklar ile bütün güç ve koşulların toplamı. organizmayı içten ya da dıştan uyaran şeylerin toplu adı. varlığın, içinde oluştuğu ve yaşamını sürdürdüğü ortam. Muhit. Mekan. Bir tortulanma yerinde, etkiyen koşulların ve güçlerin topluluğu. Kişiyi etkileyen, özdeksel ve tinsel gelişmesini, biçimlenmesini ve yaşamını belirleyen, dirimbilimsel, iklimle ilgili ve toplumsal etkenlerin tümü. Etraf. Bir organizmanın ya da bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu. Bir organizmanın veya bir parçasının üzerinde etki yapan dış etkenler topluluğu.
Circumference : Daire çevresi. Daire çevre uzunluğu. Dairenin çevresi. Dönge. Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe. Dairenin etrafını dolaşan çizgi. Çember.
Belts : İklim kuşağı. Kuşak. Kayış. Kemer.
Climates : Hava. İklim. Şartlar.
Circumscriptions : Sınır. Daire içine alma. Kuşatma. Çevreleme. Tahdit. Mıntıka. Çevreleyen yazı (para, mühür). Sınırlama. Etrafını çizme.
Neighborhoods : Dolay. Komşuluk ilişkileri. Muhit. Komşular. Konu komşu. Mahalle. Semt.
Election district : Seçim çevresi. Saylav bölgesi. Bir eyalet veya şehrin o bölgedeki insanların oylarıyla adaylar belirlenmesi üzere bölümlenmesi.
Ambients : Ortama ait. Çevresel. Ortam. Yakın civar. Çevredeki. Çevreleyen. Yerel (ısı veya basınç). Ambiyant. Kuşatan.
Polling district : Saylav bölgesi.
Precincts synonyms : city district, police precinct, voting precinct, adjacencies, electoral district, ambient, circumscription, regions, compartment, ambience, circuit, environs, party, outskirts, ambiences, proximity, departments, ambiance, belt, neighborhood, ambit, dept, neighbourhood, district, constituency, localities, districted, locality, region, circumferences, atmospheres, department, colony.

Bu kısımda Precincts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Precincts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Precincts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Precincts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.