Productions türkçesi Productions nedir

Productions ingilizcede ne demek, Productions nerede nasıl kullanılır?

Director of productions : Sanat yöneticisi. Bir tiyatronun sanat işlerindeki baş yürütücüsü. tiyatronun sanat etkinliklerini düzenlemede söz sahibi olan baş kişi sanat alanında sorumluluk ondadır ve bağımsız olarak karar verir. oyuncuların sözleşmelerinde ve yönetmenin seçiminde onun onayı zorunludur.

Reproductions : Kopyasını yapma. Üreme. Aynını yapma. Eserin kopyası. Çoğalma. Tekrar oynama. Kopan organın tekrar çıkması. Taklit. Özdeşbaskı. Yeniden basma.

Production anarchy : Üretim anarşisi. Marksist yaklaşımda, kapitalistlerin üretimi toplumsal olarak düzenleyememeleri sonucu tek tek ürettikleri mala olan istemin ötesinde üretim yapmaları, piyasanın emebileceğinin üzerinde üretim kapasitesini genişletmeleri nedeniyle ortaya çıkan ve kapitalizmin dönemsel olarak kriz ve bunalımlar yaşamasının açıklanmasında merkezi öneme sahip olan kavram. krş. eksik tüketim bunalımı.

Production area : Su ürünlerinin yetiştirildiği veya doğal olarak ürediği, avlanma, üretim, yetiştirme ve istihsal yapılmak üzere içinde veya üzerinde herhangi bir istihsal vasıtasının veya tesisinin kurulabildiği, kullanılabildiği su alanları. Üretim alanı. İstihsal yerleri. Üretim sahası.

 

Production assistant : Yönetmen yardımcısı. Bir filmin yönetiminde, yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstlenen kimse. tv. bir izlencenin hazırlanmasında ve yayınında yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstenen kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Production contract : Bir filmi çevirmek üzere yapılan sözleşme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapım sözleşmesi.

Production contract curve : Edgeworth kutu diyagramında, girdilerin iki mal arasında pareto etkinliğini sağlayacak biçimde dağılan noktaların geometrik yeri. Sözleşme eğrisi (üretim alanında). Üretim sözleşme eğrisi.

Production control : Yapım denetimi. Üretim denetimi. İmalat kontrolü. Üretim kontrolü.

Production cartel : Üretim karteli. Azel piyasasındaki işletmelerin, hukuki varlıklarını korumaları koşuluyla, malın üretim miktarının belirlenmesi konusunda yazılı ya da sözlü olarak örtük biçimde anlaşmaları. krş. faiz karteli, kartel, fiyat karteli, petrol dışsatımcısı ülkeler örgütü.

Production bonus : Üretim kar payı. Olağan maaş ya da ücretine ek olarak, doğrudan doğruya üretime bağlı dönük ve parça başına işçiye verilen özence. Üretim ikramiyesi.

İngilizce Productions Türkçe anlamı, Productions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Productions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Handiwork : El işi. İşleme. İş. Elişi. Beceri.

Processing : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Proses. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak amacıyla, duyarkatın işlemelikte çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Yapma. Sıralama. Yönlendirme. İşlem. İşlenme.

 

Deed : Türesel bir işlem meydana getiren imzalı ya da mühürlü kağıt. Amel. Sözleşme. Fiil. Belge. Hareket. Tapu senedi. İş. Senet. Belgit.

Manufacture : Üretmek. Uydurmak. Yapma. İlkel ve yardımcı özdekleri makine ve el emeği ile işlenmiş bir duruma getirme. İmalat. Uydurmak (bahane). Yapmak.

Making : Bir özel modele göre yapılan halı, elbise, mobilya ve benzeri nesnelere ilişkin işçilik. Yapı. İmalat. Teşekkül. Nesnel işçilik. Fabrikasyon. Başarı sebebi.

Manufacturing : İmal etmek. İşleme. İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. İmalat. Üretmek. Yapma. Hammaddelerin veya aramalların (yarı mamul malların) bileşimi, niteliği, durumu veya biçiminin değiştirilerek işlenmiş mallara dönüştürülmesi. Fabrikasyon.

Program : Programlamak. Yazılım. Planlamak. Belli bir sorun türünün özdevimli çözümü için, verilerde ortaya çıkabilecek durumlara göre uygulanacak eylemleri belirten bir çalışma planı. bk. bilgisayar izlencesi. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Programa bağlamak. Çizeylemleme. Program. İzlence dergisi. Programlama.

Confection : Hazır giyim. Konfeksiyon. Hazırlama. Karışım hazırlama. Şekerleme yapma. Bonbon. Şekerleme. Şeker.

Culture : Medenilik. Geliştirme. Terbiye. Tarihsel toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün özdeksel ve tinsel değerler ile bunları yaratmada, kullanmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümü. Medeniyet. Bakteri kültürü. Bir halkın ya da bir toplumun özdeksel ve tinsel alanlarda oluşturduğu ürünlerin tümü : yiyecek, giyecek, barınak, korunak gibi temel gereksemelerin elde edilmesi için kullanılan her türlü araç gereç; uygulanan teknikler; düşünceler, beceriler, inançlar, geleneksel, dinsel, toplumsal, politik düzen ve kurumlar; düşünce, duyuş, tutum, davranış ve yaşama biçimlerinin topu. Ekin. Kültür. Bireyin üyesi olduğu toplumdan öğrendiği bilgi, gelenek, görenek, davranış, yasa, sanat, uygulayım, zanaat gibi özdeksel ve tinsel ürünlerden oluşan bütün. bk. kültür kalıtı, kültür alanı, altkültür, çevresel kültür, uygarlık, krş. halk kültürü, halkbilim.

Composition : Derleme. Eğitim, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Sözlü-yazılı anlatım. Batkı sözleşmesi. Nitelik. Bileşim. Birden çok bağımsız öğeden oluşan ve bileşenlerin kendi özelliklerini koruduğu toplu birlik. Kompozisyon. Oyun düzeni çalışması içindeki temel güzelduyusal ilkelerden biri (öbürleri : görsel yorum, hareket yapımı, hız-tartım-zamanlama ve sözsüz oyunla drama-tizasyon'du.r). tasarım, uygulamanın yapısını, biçimini ya da çizimini ortaya çıkaran bir çalışmayı içerir. tasarım, aynı zamanda, konunun duygusal ölçüsünü ve ussal uygulayım düzenini sağlar.

Productions synonyms : human action, human activity, steel production, monument, growing, confections, generation, compositions, creation, consequences, facture, staging, consequence, theatrical production, effort, artefact, procurements, output, oeuvre, presentation, effecting, formation, fabrication, construction, landing, effectuating, ghost, foliation, achievement, rainmaking, ghosts, procreation, fabricating.