Protoplast nedir, Protoplast ne demek

Protoplast; Veteriner, Biyoloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Lizozim veya penisilin etkisiyle hücre duvarını kaybetmiş, Gram pozitif bakteri.

Biyoloji'deki anlamı:

Hücre duvarı olmayan protoplazma kitlesi.

Teknik terim anlamı:

Çekirdek, sitoplazma ve hücre zarının oluşturduğu yapı.

Protoplast hakkında bilgiler

Protoplast, hücrenin içindeki canlı kısıma verilen ad. Protoplasma adı ilk kez Purkinje tarafından 1840 yılında ve daha sonra Von Mohl tarafında 1846 yılında önerildi. Protoplasma bugün bildiğimiz en kompleks nesnedir. Canlı protoplasma organizmadan organizmaya ve hücreden hücreye yapısı az çok değişirse de, ortak metabolizma, büyüme, üreme ve uyarılabilme özelliklerinin pek değişmediği gözlenmektedir.

Protoplast anlamı, tanımı

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek

Protoplast kültürü : Kültüre alınan hücrelerden veya bitki dokularından protoplâstların ayrılması ve kültürü.

Uyarılabilme : Uyarılabilmek işi.

Hücre duvarı : Sadece bitki hücrelerinde hücre zarının dışında bulunan ve hücreyi dış etkenlerden koruyan cansız yapı, hücre çeperi.

Gram pozitif : Gram metoduyla boyandığı zaman boyayı alan ve mor renkte boyanan. Gram boyasıyla boyamada alkolle renksizleştirmeye dirençli, boyayı muhafaza eden.

 

Protoplazma : Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.

Metabolizma : Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.

Gözlenmek : Gözleme işi yapılmak veya gözleme işine konu olmak.

 

Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.

Penisilin : Mikroplu hastalıkların tedavisinde kullanılan bir antibiyotik türü.

Kompleks : Karmaşık. Karmaşa. Vitamin ya da proteinlerin oluşturduğu bileşik. Karmaşıklık, karmaşa. Aynı ekonomik etkinliği gerçekleştiren sanayinin tesisler bütünü, kuruluşlar bütünü.

Gözlenme : Gözlenmek işi.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Pozitif : Olumlu, negatif karşıtı. Artı.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Lizozim : Yumurta akı ve gözyaşı gibi farklı kaynaklardan izole edilebilen ve DNA çalışmalarında bakteri hücre duvarındaki mukopolisakkaritleri parçalayan bir enzim. Bakterinin hücre duvarında bulunan peptidoglikanı parçalayarak antibakteriyel etki gösteren, göz yaşında, mukusta, tükürükte ve fagositik hücre granüllerinde bulunan bir enzim. Gözyaşında, burun salgısında, salyada, dokularda, mide salgısında, sütte veya yumurta beyazında bulunan, proteoglikanlar ve glikozaminoglikanlar içindeki N-asetil-nöraminik asidin beta-1, 4 bağlarını hidrolize eden ve gözyaşında, burun salgısında birçok Gram pozitif aerobik bakterinin hücre duvarını yıkan bakterisit etkili bir enzim, muramidaz. Bakterileri öldürdüğü için vücut antibiyotiği olarak değerlendirilir.

Diğer dillerde Protoplast anlamı nedir?

İngilizce'de Protoplast ne demek ? : protoplast