Psödohif nedir, Psödohif ne demek

Teknik terim anlamı:

Kandida türü maya mantarlarında görülen tomurcuklanmayla oluşan blastosporların ana hücreden ayrılmaması sonucu ana hücreye bağlı uzantılar.

Psödohif anlamı, kısaca tanımı

Tomurcuklanma : Tomurcuklanmak işi. Baş vermek, meydana çıkmaya hazır olmak

Blastospor : Maya mantarlarında görülen ve tomurcuklanmayla oluşan spor. Maya mantarlarında görülen ve tomurcuklanma ile oluşan eşeysiz spor.

Mantarlar : Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar.

Ana hücre : Bölünerek diğer hücre tiplerini veren hücre.

Tomurcuk : Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. Çiçek açacak gonca.

Kandida : Maya tipi mantar cinsi.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Uzantı : Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

 

Blast : Yunanca yeni hücreler verecek olan yapı ya da hücreyi gösteren ön ek. Yeni hücreler verecek olan yapı veya hücreyi gösteren ön veya son ek.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

 

Tomur : Yumru, ur. 1.Katı. [Bakınız: tomruk]. Koni biçimindeki herhangi bir çıkıntı. Kan damarları bakımından zengin olan ve kıl kökü içine giren dermis tabakası uzantısı. Deride dermis tabakasının epidermis içine uzayan çıkıntıları. Papilla. Dilin üst yüzeyinde bulunan çeşitli biçimlerde olabilen ve tat alma tomurcuklarını taşıyan küçük çıkıntılar. (Eş anlamlısı: kabarcık, karşılık: papilla),katı içine doğru olan uzantıları. Dilin üst yüzeyinde bulunan küçük çıkıntılar.

Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta).

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Maya : Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment. Arsız, utanmaz kimse. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları. Yaradılış, öz nitelik. Damızlık dişi hayvan. Dişi deve. Uzun havalardan bir tür halk türküsü.

Diğer dillerde Psödohif anlamı nedir?

İngilizce'de Psödohif ne demek ? : pseudohypha